Başvuru, ölüm olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkisizliği nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ölüm olayı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkisizliği nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 4/2/2015 tarihinde Ödemiş Devlet Hastanesine sağlık kontrolü için giden G.Ç. isimli ve nüfus kaydına göre 2/4/1998 tarihinde doğan çocuğun 24 haftalık hamile olduğunun tespit edilmesiyle Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) tarafından başvurucunun eşi olan A. hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 4/2/2015 tarihinde soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu 8/2/2015 tarihinde Ödemiş ilçe merkezinde bulunan Polis Merkezi Amirliğine saat 00 sıralarında eşi hakkında kayıp müracaatında bulunmuştur. Başvurucu, müracaatında eşinin 7/2/2015 tarihinde saat 00 sıralarında evden işe gitmek üzere ayrıldığını, eşinin kullanmış olduğu telefon hattından kendisine 7/2/2015 tarihinde saat 36'da ''hkkni helal et ccklrıma shpck bşksına bba dmsnler arkmdnlf etdrm hytda tk svdgmsy snsn cksvdm snşn ck syi gzealdm ama sna bnu hc hsstdrmdmck svdm lnhakkn, helal et dgnime shp ck'' ve 39'da ''Ozur dlrm'' şeklinde çekilen mesajlar nedeniyle hayatından endişe duyduğunu belirtmiştir. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan hakkında soruşturma başlatılan A. 8/2/2015 tarihinde saat 00 civarında Ödemiş ilçesinde bir zeytin ağacında asılı olarak bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli ölüm olayının aydınlatılması için aynı tarihte soruşturma işlemlerine başlanmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aynı tarihte olay yeri inceleme işlemi gerçekleştirilmiş, buna ilişkin rapor ile olay yeri görgü ve tespit tutanakları düzenlenmiş, fotoğraf ve video çekimleri Olay Yeri İnceleme uzmanları tarafından yapılmış, krokiler çizilmiştir. A.nın üzerinde bulunan cep telefonu incelemeye alınmış ve özellikle mesajlar incelenerek Telefon İnceleme Tutanağı düzenlenmiştir. Tutanağa göre ölenin telefonunda 8/2/2015 günü saat 33'ten itibaren çok sayıda cevapsız çağrı ile başvurucunun kullandığı telefon numarasından ölene hitaben yazılmış çok sayıda mesajın olduğu tespit edilmiştir. Tutanak içeriklerine göre tehdit veya intihara yönlendirme ve benzeri şüpheli bir duruma rastlanmamıştır. Olay yeri incelemesi ve ölü muayene işlemlerinin tamamlanmasını müteakip Cumhuriyet Başsavcılığı kesin ölüm nedeni ile ölüm zamanının tespiti amacıyla cesedin İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığına gönderilmesine karar vermiştir. Adli Tıp Kurumunda 9/2/2015 tarihinde klasik otopsi yapılmış ve buna dair rapor 27/2/2015 tarihinde düzenlenmiştir. Otopsi raporunun ilgili kısımları şöyledir:''...Boyunda, çepeçevre tam tur attıktan sonra sol yanda kesişim yeri olan ve bir ucunun saçlı deri içine ve enseye doğru uzanan ve ensede saçlı deri içinde yüzeyelleşen ve kaybolan, diğer ucunun çene sol alt yüzünde çene ucuna uzanan, kahverengi renkte, en kalın yeri 3 cm olan etrafında hiperemik ince hatlar bulunan telem olduğu görüldü. Cesette kesici delici alet yarası, ateşli silah yarası görülmedi... Boyun cilt altında ve yumuşak dokularda telem altına uyan bölgelerde kuruma ve kurşuni renk değişimi olduğu gözlendi. Hyoid kemik ve tiroidkartilajın sağlam olduğu görüldü. Larenks solunda yumuşak dokuda 3 cm’lik ekimoz olduğu görüldü. Boyun omurlarının sağlam olduğu gözlendi. Ösofagustamakroskopik patolojik özellik olmadığı gözlendi..."...otopsiden ve tetkiklerden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında; Kimya İhtisas Dairesi’nin raporuna göre; Kanda; a- Alkol arandığı, bulunmadığı, b- Sistematiğimizdeki (Ek1) uyutucu-uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin ve ilaçların arandığı, 130 ng/mL Naproxen bulunduğu, c- (STA) Sistematiğimizdeki (Ek2) maddelerin arandığı, bulunmadığı, idrarda; a- Sistematiğimizdeki (Ek1) uyutucu-uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin ve ilaçların arandığı, Naproxen bulunduğu, b-(STA) Sistematiğimizdeki (Ek2) maddelerin arandığı, Naproxen bulunduğu, Kişinin ölümünün ası sonucu meydana gelmiş olduğu...'' Olay yerini gören kamera kayıtları da kolluk tarafından temin edilerek incelenmiştir. 25/5/2015 tarihli tutanak şöyledir:''08/2/2015 günü 45 sıralarında komutanlığımıza bağlı Mursallı Mahallesi girişinde Vakıflar Müdürlüğüne ait arazinin içinde dikili olan zeytin ağacına kendisini asmak suretiyle intihar eden [A.] isimli şahsın , olay yerine nasıl, kiminle, ne ile gidiğ gitmediği konusunda yapılan araştırmada olay yerinin bitişiğinde bulunan kamera kayıtları alınmıştır. Kamera kayıtlarının ayrıntılı fotoğraf halinde yapılan incelemesinde; [A.]nın 07/02/2015 günü saat 03 sıralarında bahse konu olay yerine motosikletin farının tek olması, ayrıca 08/02/2015 günü 00 sıralarında şahsın bahse konu arazi içerisinde bulunduktan sonra arazinin içerisinde bulunduktan sonra arazinin girişinde kendi üzerine kayıtlı 35 .. Plakalı motosikletinde olay yerinde bulunması nedeniyle olay yerine 0/02/2015 günü saat 03 de motosiklet ile geldiği, öncesinde ve sonrasında olay yerine başka bir motorlu aracın girmediği yapılan incelemelerden anlaşılmıştır. '' Başvurucu müşteki olarak 10/2/2015 tarihinde kolluk biriminde ifade vermiştir. Başvurucu, eşinin G.Ç. ile olan ilişkisine dair ayrıntılı açıklamalarda bulunmuştur. Başvurucu, olaya ilişkin olarak ise eşinin akşam saatlerinde 7/2/2015 tarihinde başka birisinin telefonundan arayarak hâl ve hatırını sorduğunu, daha sonra ise kayıp ihbarında bulunduğu sırada düzenlenen tutanakta yazılı mesajların geldiğini, eşinin ilişki yaşadığı G.Ç.nin ailesinin eşini intihara yönlendirmiş olabileceğini söylemiş; evden çıktıktan sonraki görüntülerin ilgili yerlerden temin edilerek incelenmesini, olayda kullanılan ipin nereden temin edildiğinin araştırılmasını talep etmiş ve G.Ç. ile G.Ç.nin babası K.Ç, annesi Ç. ve amcalarının eşinin ölümünden sorumlu olduğunu beyan ederek bu kişilerden şikâyetçi olmuştur. Ölenin kardeşi A. ile başvurucunun şikâyetçi olduğu kişiler de dâhil olmak üzere olaya dair bilgisi olduğu değerlendirilen ilgililerin olayla ilgili ifadelerine başvurulmuştur. Dosyada şüpheli sıfatı ile herhangi bir kişi hakkında işlem yapıldığına dair belgeye rastlanmamıştır. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre ölen ile en son görüştüğü değerlendirilen H.K. isimli kişinin ifadesine de başvurulmuştur. H.K. ifadesinde özetle G.Ç. ile ilişkisinin G.Ç.nin yakınları tarafından öğrenilmesi nedeniyle A.nın can güvenliğinden endişe ettiğini, A. ile olay tarihinden bir gün önce yeni bir telefon hattı üzerinden telefonla, ardından da evinde yüz yüze görüştüklerini ve burada A.nın saat 30'a kadar uyuduktan sonra kalkıp eşiyle (başvurucu) uzun bir telefon görüşmesi yaptığını, odaya girdikten sonra ''Çocukları özledim, onları görmeye gideceğim'' dediğini, kendisinin de A.nın ağabeyi olan A.nın İzmir'den geleceğini söyleyerek bir müddet daha beklemesini tavsiye ettiğini, bunun üzerine A.nın sinirlenerek ''Oğlum, ben çocuk muyum, Ödemiş'i 20 yıldır bilirim, Ödemiş'in her yerini karış karış bilirim, zaten yarım saate gelirim'' diyerek evden saat 00 sıralarında ayrıldığını, o saatten sonra da kendisinden bir daha haber alamadığını beyan etmiştir. Bu şahsın ifadesinden, A.nın kendisine yönelik olarak -başta başvurucunun beyanlarında belirtilen kişiler olmak üzere- üçüncü kişiler tarafından tehdit veya intihara yönlendirilmesi şeklinde herhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Başsavcılık ayrıca A.nın kullandığı telefon hattına ait HTS (hattın arama kayıtlarına ilişkin tarihsel rapor) kayıtlarını 1/2/2015 ile 8/2/2015 tarihleri arasını kapsayacak şekilde Telekomünikasyon İletişim Hizmetleri Başkanlığından isteyerek incelemiştir. Başsavcılık olay hakkında 18/6/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başsavcılığın kararı şöyledir: ''Yapılan incelemede; olay sonrası yapılan olay yeri inceleme ve ölü muayene işlemi sonucunda ölenin kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla otopsi işlemi için İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, İzmir Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 27/02/2015 tarihli otopsi raporu uyarınca kişinin ölümünün ası sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, dosya kapsamında yapılan incelemede, ölenin 04/02/2015 günü ayrı bir tahkikat kapsamında 'Reşit Olmayanla Cinsel İlişki' suçuna ilişkin şüpheli olarak savunmasının alındığı, bu olaydan dört gün sonra intihar ettiğinin tespit edildiği, bilgi sahibi olarak beyanıalınan önceki olayın mağduru olan [G.Ç.] anne, babası ve amcalarının ölenin intihar etmesi olayı ile bir ilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, ayrıcı dosya kapsamında bilgi sahibi olarak beyanları alınan ölenin kardeşi olan [A.] ve ölenin eşi olan [başvurucu] beyanlarında ölenin intiharından önce kendilerine intiharedeceği yönünde çeşitli mesajlar gönderdiğini beyan ettikleri, bu kapsamda ölenin kullanmakta olduğu cep telefonunun mesaj kayıtları incelendiğinde ölenin öldüğü gün çeşitli saatlerde intihar edeceği yönünde birçok mesaj kaydının bulunduğunun 08/02/2015 tarihli tutanaklarla tespit edildiği,ölenin telefonunda yapılan incelemeye ilişkin Telekomünikasyon İletişim Hizmetleri Başkanlığınca verilen cevapta herhangi bir şüpheli mesaj yada arama kaydınınbulunmadığı, ölenin intihar ettiği yere yerin bitişiğinde bulunan Durusu Süs Bitkileri isimli işyerinin girişini gösterir kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda 25/05/2015 tarihli tutanakta muhtemelen ölenin 07/02/2015 günü saat 22:03 de kullanmakta olduğu motosiklet ile intihar ettiği tarlaya geldiğinin tespit edildiği, ölenin müştekiye ve kardeşi olan[A]'ya göndermiş olduğu mesaj kayıtları ölenin kullanmakta olduğu cep telefonunun arama kayıtlarını gösterir iletişimin tespiti tutanakları dosya kapsamında beyanları alınan bilgi sahiplerinin beyanları ile olay yeri görgü ve tespit tutanakları ile ölene ait otopsi raporu birlikte değerlendirildiğinde ölenin intihara teşvik edildiğine veya zorla kendini öldürmeye zorlandığını gösterir herhangi bir delil elde edilemediği, ölenin ölüm olayından 4 gün önce yaşadığı soruşturma sonucunda buhrana girmesi sonucu intihar ettiğinin kabulü gerektiği, ortadaTürk Ceza Kanunu kapsamında soruşturmayı gerektirirsuç ve suçlu bulunmadığı'' [anlaşılmıştır.] Başvurucunun anılan karara itiraz etmesi üzerine Ödemiş Sulh Ceza Hâkimliği itirazın reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:'' müşteki Özlem Akçadağ tarafından Hakimliğimize gönderilmek üzere Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan 14/07/2015 havale tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 10/07/2015 tarihinde tebliğ edilen 18/06/2015 tarih ve 2015/573 soruşturma-2015/1211 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararının olayın oluş şekli, tanık ifadeleri ve delillerin gözönünde bulundurulduğunda yerinde olmadığını, ölen eşi [ A.]nınolay gecesi arkadaşının evinden çocuklarını özlediğini ve onları görmeye gideceğini söyleyerek ayrıldığını, kendisinden bir daha haber alınamadığını, sabahında asılı halde cesedinin bulunduğunu, tanıkların alınan ifadesinde [G.Ç]. ve [A] kızın hamile kalması olayından ailenin haberinin olduğunu söylemesine rağmen tanıklar [A.Ç.] ve [Ç.]ninın bu durumdan haberleri olmadığını, jandarmanın ifade için çağırmasıyla öğrendiklerini beyan ettiklerini, ayrıca [G.Ç.]nin amcası olan [Ş.Ç.]ninölen eşine yönelik tehdit içerikli söylemlerinin olduğunun ifade tutanaklarında mevcut olduğunu, her ne kadar eşinin telefonundan kendisine ve kardeşine intihar edeceğini belli eden mesajlar gelmiş olsa da mesajların kimin tarafındanyazıldığının belirlenemediğini, tüm bu hususların birlikte değerlendirildiğinde ifadelerdeki çelişkilerin giderilmeden ve gereklitahkikat yapılmadan Cumhuriyet savcılığının vermiş olduğu kovuşturmaya yer olmadığına kararının yasaya aykırı olduğunu,Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 1806/2015tarih 2015/573 soruşturma 2015/1211 karar sayılı kararın kaldırılması ve bu hususun yerine getirilmesini istediğini belirterek itiraz ettiğianlaşılmıştır. Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 1806/2015 tarih 2015/573 soruşturma 2015/1211 karar sayılıası sonucu ölüm suçundan ölen [A.] hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın dosya içeriğine göre usul ve yasaya uygun olduğu...'' Anılan karar başvurucuya 8/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 5/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Yasin Ağca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 86, 87, 91-