12. Ceza Dairesi 2023/4886 E. , 2025/2297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/2789 Değişik İş SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma KARAR : İtirazın reddine dair mercii kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhur
**12. Ceza Dairesi 2023/4886 E. , 2025/2297 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/2789 Değişik İş SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma KARAR : İtirazın reddine dair mercii kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/11/2021 tarihli ve 2021/38582 soruşturma, 2021/38652 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı takiben, anılan Başsavcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın sehven verildiğinden bahisle kaldırılması talebinin reddine ilişkin Adana 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/04/2022 tarihli ve 2022/2789 Değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 94660652-105-01-13239-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54143 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54143 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, şüpheliler tarafından müştekinin kullanmakta olduğu cep telefon hattına kısa mesaj göndererek ve telefon ile arayarak hakkında icra takibi yapılacağının belirtilmek suretiyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun işlendiği iddiasıyla yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde tarafların uzlaşması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58/1. maddesindeki, "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 59. maddesindeki, "58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir." şeklindeki düzenlemeler ve Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 27/02/2017 tarihli ve 2017/3877 esas, 2017/6668 karar sayılı ilamında “…1136 sayılı Kanun’un 58/1. maddesi gereğince, avukatlar hakkındaki Avukatlık Kanunu’ndan veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanlığı’nın izin vermesi koşuluna bağlanmış olduğundan, bu yönde yapılacak suç duyurusu üzerine Cumhuriyet Savcılığı’nca durumun tespiti ve ilgili dilekçe ile belgeleri Adalet Bakanlığı’na göndererek soruşturma izni istenilmesinin zorunlu olduğundan hareketle yapılan incelemede; sanığın, öncesinde sürekli olarak katılanların vekilliğini üstlenmesine rağmen, ...’a başlatılacak icra takibinde karşı tarafın vekili olduğunu söyleyerek Avukat ...’a yönlendirdiği anlaşılmış ise de, dosya kapsamından ve sanığın itiraz dilekçesinden, ...’a ait şirketin vekilliğini üstlenmesi nedeniyle resmiyette icra takibi yapmasının etik olmayacağını düşünerek takibi tanık Yılmaz’ın yapmasını sağladığı, ancak vekâlet ücretini ortaklaşa alacakları konusunda tanıkla anlaştıkları, bu nedenle eylemin 1136 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince avukatlık görevi sırasında işlendiğinin kabulünü gerektirdiği de dikkate alındığında, belirtilen yasal düzenleme gereğince ilgili Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma izni alınmadan doğrudan soruşturma başlatılması mümkün olmadığı gibi, ceza muhakemesi hükümleri çerçevesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın da verilemeyeceği gözetildiğinde, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmaksızın, yasaya aykırı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair 06.04.2011 tarihli karar ile bu kararı inceleyen itiraz merciinin 27.07.2011 tarih ve 2011/2171 değişik iş sayılı kararının hukuken yok hükmünde olduklarının kabul edilmesi gerektiğinden, ikinci kez yapılan şikayet üzerine usulüne uygun şekilde bakanlık izni ile yapılan soruşturmaya ilişkin olarak dava açılmasında bir isabetsizliğin söz konusu olmadığı;…” şeklinde açıklamalar karşısında, Soruşturmaya konu somut olayda, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06/05/2021 tarihli ve E-68215580-101.05.1-2021/2215-AVK-29803 sayılı soruşturma izni yazısı üzerine atılı suç uyarınca taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca sehven karar verildiğinden bahisle anılan kararın kaldırılmasının talep edilmesi üzerine, Adana 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/04/2022 tarihli kararı ile müşteki tarafından karara itiraz edilmediği, itiraz halinde veya yeni delil elde edilmesi durumunda Cumhuriyet Başsavcılığınca talepte bulunulması halinde değerlendirilebileceği, mevcut kararda yeni delil ortaya çıkmadığı, zuhulen verilen kararın yeniden ele alınıp kaldırılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi gereğince izin alındıktan sonra, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemleri tamamlandıktan sonra anılan Kanun'un 59. maddesi uyarınca dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi edilerek kovuşturma izni alınmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verilemeyeceği, anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuken geçersiz olduğu gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58/1. maddesindeki, "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 59. maddesindeki, "58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma başkan tarafından derinleştirilir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Soruşturmaya konu somut olayda, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06/05/2021 tarihli ve E-68215580-101.05.1-2021/2215-AVK-29803 sayılı soruşturma izni yazısı üzerine atılı suç uyarınca taraflar arasında uzlaşma sağlandığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca sehven karar verildiğinden bahisle anılan kararın kaldırılmasının talep edilmesi üzerine, Adana 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/04/2022 tarihli kararı ile müşteki tarafından karara itiraz edilmediği, itiraz halinde veya yeni delil elde edilmesi durumunda Cumhuriyet Başsavcılığınca talepte bulunulması halinde değerlendirilebileceği, mevcut kararda yeni delil ortaya çıkmadığı, zuhulen verilen kararın yeniden ele alınıp kaldırılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi gereğince izin alındıktan sonra, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma işlemleri tamamlandıktan sonra anılan Kanun'un 59. maddesi uyarınca dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi edilerek kovuşturma izni alınmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verilemeyeceği, anılan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuken geçersiz olduğu gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.06.2022 tarihli ve 2022-3006 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.