(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11304 E. , 2013/13848 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, 2547 sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince imzalanan re'sen taahhütname ve kefaletnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçes…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/11304 E. , 2013/13848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, 2547 sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince imzalanan re'sen taahhütname ve kefaletnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünde araştırma görevlisi iken, 19.08.2005 tarihinde 2547 Sayılı Kanunun 35. maddesi gereğince Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsüne araştırma görevlisi olarak görevlendirildiğini, anılan Kanun maddesine göre davacıdan re'sen taahhütname ve kefaletname senedi alındığını, 657 Sayılı Kanunun ek 35. maddesi hükmüne göre mecburi hizmet yükümlülüğünün getirilemeyeceği, Kanun maddesinin bu açık hükmüne rağmen taahhütname ve kefalet senedi düzenlenmesi ve bu senedin iade edilmeyip icra takibine konu edilmek istenmesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek, 2547 Sayılı Kanunun 35. maddesi gereğince imzalanan "Re'sen Taahhütname ve Kefaletname" belgesinin iptaline ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere, özellikle davacı tarafından verilen, 13.09.2005 tarihinde düzenlenen taahhütname ve kefalet senedi içeriğine göre; davacının taahhütnamenin 9. maddesinde “Gerek lisansüstü eğitimim sırasında ve gerekse mecburi hizmetimin ifası sırasında inzibati veya cezai yollardan meslekten veya devlet memurluğundan muvakkaten veya daimi olarak çıkarıldığım, veyahut istifa suretiyle ayrıldığım yada müstafi addedildiğim” takdirde ve 13. maddesinde ise “Askere alınmam halinde, askerlikte geçirdiğim sürenin mecburi hizmet süresinden sayılmayacağını, terhisimden sonra en geç 30 gün içinde Harran Üniversitesi’ne yazılı olarak başvurmadığım taktirde; bana herhangi bir Yükseköğretim Kurumunda görev verilmemekle, ayrıca Lisansüstü eğitim süresince (tatiller dahil) bana ödenen her türlü ödemelerin 9. maddede belirtilen nedenlerden dolayı eksik mecburi hizmet sürem bulunduğu takdirde, eksik hizmet süremle orantılı olarak hesaplanacak tutar protesto keşidesine ve hüküm istihsaline hacet kalmaksızın nakten ve defaten ya da bana verilen süre içerisinde eşit taksitlerle Harran Üniversitesi’ne ödeyeceğimi, yine iş bu maddede yazılı giderler ile buna bağlı her türlü harcamayı taksitle ödediğim taktirde faiz başlangıcının taahhüdün ihlal tarihi olacağını ve faiz nisbetinin de tahsil edileceği yılda cari olan kanuni faiz olarak hesap edileceğini şimdiden kabul ve taahhüt ederim.” şeklinde taahhütte bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı sözü edilen bu taahhütnamenin imzalandığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Türk Borçlar Kanununun 24. vd. maddeleri anlamında hata, hile veya tehdit altında kendisine imzalatıldığını ileri sürmemiştir. Davacının özgür iradesi ile davalı üniversiteye böyle bir yüklenme senedi vermesini yasaklayan bir yasal düzenleme olmadığı gibi, davacı Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsüne kendi iradesi dışında da gönderilmiş değildir. O halde bu taahhütname davacıyı bağlar niteliktedir. Kaldı ki davalı üniversitece yükümlülükler yerine getirilmiş, davalı tarafından ise yerine getirilmemiştir. Davacının halen taahhütname gereğince mecburi hizmet yükümlülüğü devam ettiğine göre, adına tahakkuk edilen miktarı ödemekle sorumlu olup, ortada taahhütnameyi geçersiz kılan bir durum da bulunmamaktadır. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa uygulama imkanı bulunmayan 657 sayılı Kanunun ek 35. maddesi uyarınca davacının mecburi hizmet yükümlülüğü ve tazminat sorumluluğuna ilişkin 2547 Sayılı Yasanın 35/3 maddesinin ve bir üniversite adına bir diğer üniversitede lisansüstü eğitim gören araştırma görevlileri hakkında yönetmeliğin 4/4 maddesinin uygulanma olanağının kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.