11. Hukuk Dairesi 2010/5404 E. , 2010/4792 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2006/208 - 2007/1257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t
**11. Hukuk Dairesi 2010/5404 E. , 2010/4792 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2006/208 - 2007/1257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin 17.10.2002 tarihi itibariyle ortaklıktan istifa ettiğini, bu tarihe kadar ödemiş olduğu aidat tutarının iadesinin gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı olarak şimdilik 9.000,00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının aidat ödemelerinin 7.142,47 TL tutarında bulunduğu ve davacının istifa tarihi itibariyle davalının temerrüdü oluştuğundan faizin bu tarihten başlatılmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.142,47 TL’nin davalıdan 17.10.2002 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1. maddesine göre, devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde aynı kanunun 17/2.maddesi uyarınca ödemelerin geciktirilmesi hakkında karar yoksa geri verilir. Bilançonun kesinleşmesi ise, bilançonun genel kurulca kabulü ile olur ve alacak en erken bu tarihte muaccel hale gelir. Ayrıca çıkma payının hesaplanmasında ortağın katılması gereken genel giderlerin mahsubu gerekir. Oysa mahkemece, davalı temerrüdünün istifa tarihinde oluştuğu gerekçesiyle bu tarihten itibaren faize hükmedilmiş olup, davalı tarafın savunmasında belirttiği ödemelerin ertelenmesi yönünde genel kurul kararı bulunduğu iddiası araştırılmadığı gibi, kooperatif kayıtlarına göre davacı ödemeleri ve ortak giderlere katılım miktarı da belirlenmeden eksik incelmeyle karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklana ilkeler doğrultusunda davacının istifasını izleyen ve istifa edilen yılın bilançosunun kabul edildiği genel kurulu takip eden bir ayın sonunda temerrüdün oluştuğunun kabulü ile kooperatif kayıtları üzerinde denetime imkan veren bilirkişi raporu alınarak tespit edilecek aidat ödemelerinden mahsubu gereken ortak giderler düşülmek ve genel kurulca alınmış usule uygun bir erteleme kararının bulunup bulunmaması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.