Başvuru, bir polis operasyonu sırasında kaydedilen görüntülerin medyaya servis edilmesi nedeniyle maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, bir polis operasyonu sırasında kaydedilen görüntülerin medyaya servis edilmesi nedeniyle maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1959 ve 1986 doğumlu olan başvurucular, olay tarihinde İstanbul'un Esenler ilçesinde büfe işletmektedir. Narkotik polisleri bir ihbar üzerine 15/1/2007 tarihinde başvurucuların işlettikleri büfeye bir operasyon düzenlemiştir. Başvurucuların işyerinde yapılan aramada bir miktar esrar, işyerinde çalıştığı belirtilen K. isimli şahıs üzerinde de bir miktar esrar, hap ve maddeler bulunmuştur. Başvurucular uyuşturucu ticareti yaptıkları suçlamasıyla gözaltına alınmıştır. İlgili mülki amirliğin 17/1/2007 tarihli kararıyla başvuruculara ait işyeri otuz gün süreyle kapatılmıştır. Başvurucular hakkında uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davası açılmıştır. Dava (Kapatılan) Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesinde görülmüştür. Mahkeme 25/7/2007 tarihli kararı ile başvurucuların delil yetersizliğinden beraatine hükmetmiştir. Başvurucular makul bir şüphe bulunmaksızın işlettikleri büfeye operasyon düzenlendiği, operasyon ve gözaltına alma süresince kayıt altına alınan görüntülerin medyaya servis edildiği ve bu nedenle zarara uğradıkları iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebiyle 15/11/2007 tarihinde tam yargı davası açmıştır. Başvurucular dava dilekçesi ekinde 17/1/2007 ve 19/1/2007 tarihli gazete küpürlerini sunmuşlardır. Dava İstanbul İdare Mahkemesinde görülmüştür. Mahkeme 30/12/2008 tarihinde davayı reddetmiştir. Mahkeme gerekçesinde; tam yargı davalarında idarenin sorumluluğunun doğabilmesi için öncelikle idari nitelikte bir eylem ve işlem bulunması, bu eylemve işlemden dolayı zararın doğması ve bunlarla kişilerin uğradığını iddia ettikleri zarar arasında illiyet bağı bulunması ve son olarak da idarenin kusurlu olması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme; uyuşmazlık konusu olayda idarenin sorumluluğunu gerektirecek idari bir eylem veya işlemin varlığından söz edilemeyeceğini, idareye atfedilecek bir kusura rastlanmadığını belirterek tazminata hükmedilmesine olanak bulunmadığını ifade etmiştir. Mahkeme; dosya içine sunulan bilgi ve belgelerden medya organlarında çıkan yayınlardaki hususların emniyet görevlilerince servis edildiğine dair herhangi bir belgeye rastlanmadığını, başvurucular hakkında yapılan ihbar üzerine polis memurlarının görevlerini yaptıklarını ifade etmiştir. Mahkeme, başvurucuların işyerinde uyuşturucu niteliğinde madde ele geçirildiğine de dikkat çekmiştir. Ayrıca Mahkeme, dava dilekçesinde belirtilen işyerinin geçici olarak kapatılması nedeniyle başvurucuların zarar ettiği iddiasıyla ilgili olarak -başvurucular işyerinin otuz gün süreyle geçici olarak kapatılmasına ilişkin dava açmışlar ise de- idareye tazminat istemiyle tekrar başvuruda bulunulabileceğinin açık olduğunu belirtmiştir. Temyiz üzerine Danıştay 7/11/2013 tarihinde kararı onamıştır. Onama kararı başvuruculara 3/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 2/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi tarafından başvuruculara gönderilen 16/11/2017 tarihli yazıda, başvuruculara ait büfeye yapılan operasyona ilişkin görüntülerin medyaya servis edildiği ve operasyonun yazılı basında ve televizyon kanallarında haber konusu olduğu ileri sürülmesine rağmen başvuru formunda söz konusu görüntülerin yayımlanmasına dair yeterli açıklamada bulunulmadığı belirtilmiştir. Söz konusu yazıyla medyaya servis edildiği belirtilen görüntülerin yayımlanıp yayımlanmadığının, yayımlanmışsa söz konusu operasyona ilişkin görüntülerin hangi tarihte ve hangi yayın organlarında yayımlandığının açık bir şekilde belirtilmesi ve ellerinde varsa söz konusu görüntü kayıtlarının gönderilmesi başvuruculardan talep edilmiştir. Başvurucular vekiline 22/11/2017 tarihinde tebliğ edilen yazıyaherhangi bir cevap verilmemiştir.