8. Hukuk Dairesi 2013/11786 E. , 2014/2694 K. "" MAHKEMESİ : Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/03/2013 NUMARASI : 2012/216-2013/153 S.. K.. ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.03.2013 gün ve 216/153 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, müvekki…
**8. Hukuk Dairesi 2013/11786 E. , 2014/2694 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/03/2013 NUMARASI : 2012/216-2013/153 S.. K.. ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.03.2013 gün ve 216/153 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının Hatay Merkez Balıklıdere Köyü'nde kain parsel sayılı taşınmazda müştereken malik olduklarını, müvekkilleri tarafından Hatay Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak ortaklığın giderilmesini talep ettiklerini ve mahkemece 2008/896 Esas-2009/1755 Karar sayılı kararıyla taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verildiğini ve Yargıtay'ca onanarak kararın kesinleştiğini; ancak, taşınmazlar üzerinde bulunan evlerin kime ait olduğu hususunda karar alınmamış olduğunu, davalı Kurumun Suriye uyruklu Y.. kızı S..'nin halefi olduğunu ve taşınmazda mevcut evlerin tamamının Suriye uyruklu S..'nin Türkiye'den ayrılmış sayıldığı tarihten uzun yıllar sonra yapılmış yeni inşaatlar olduğunu, bu nedenle, bilirkişi raporuyla sabit olan numaralı evin davacı H.. K..'ya, numaralı evin S.. K..'ya, 15 numaralı evin S.. K..'ye, numaralı evin S.. H..'na, bila nolu yeni yapının F.. H..'na ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise kendilerinin ne ortaklığın giderilmesi davasında ne de bu davada hak iddisında bulunmadıklarını, davalı taraf olarak dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden öncelikle davanın reddine karar verilmesini; eğer, davanın kabulüne karar verilir ise dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden karşı taraf lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini savunmuştur.