1. Hukuk Dairesi 2011/12202 E. , 2012/195 K. "" MAHKEMESİ : KARASU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine; davalıların kayden malik olduğu çekişmeli ..ada, .. parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesini is…
**1. Hukuk Dairesi 2011/12202 E. , 2012/195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARASU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine; davalıların kayden malik olduğu çekişmeli ..ada, .. parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısmın tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazı Karasu Belediyesinden satın alma yoluyla iktisap ettiklerini, hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı yasa ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesine eklenen 3. fıkra 2 ve 3. cümle ve geçici 10. maddedeki düzenlemeler karşısında 10 yıllık hak düşürücü sürenin hazine yönünden dolduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı ancak dava açıldığı tarih itibariyle Hazinenin haklı olduğu, Yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşıldığına göre davalı yan maktu harçla sorumlu tutulması, yargılama giderlerinin tam olarak belirlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, harç, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.. Karar, davacı Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava; tapu iptal, sicilin kütükten terkini ve yıkım isteklerine ilişkin olup, yerel mahkemece kurulan hükmün Dairece 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca hak düşürücü süreden dolayı davanın reddinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak dava açıldığı tarihi itibariyle Hazinenin haklı olduğu, Yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşıldığına göre yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden davalıların sorumlu tutulması gereğine değinilerek kararın bozulduğu görülmektedir. Gerçekten de; işin esası bakımından 5841 sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ancak anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş ve 23.07.2011 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.