11. Hukuk Dairesi 2011/10899 E. , 2012/17603 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2011 tarih ve 2010/187-2011/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2011/10899 E. , 2012/17603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2011 tarih ve 2010/187-2011/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının tescilli tasarıma müvekkilinin tecavüzde bulunduğu iddiası ile dava açtığını ve anılan davada müvekkilinin üretim ve satışını yaptığı yemek odası takımı ürünlerinin ihtiyati tedbir yolu ile toplatılmasına yönelik karar aldığını, anılan kararı infaz ettirdiğini, ancak açmış olduğu tasarım hakkına tecavüz istemli davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, anılan kararla davalının müvekkili hakkındaki davasının ve aldığı ihtiyati tedbir kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin 40 takım ürününe el konulduğunu, tedbir kararı kalkmış olmasına rağmen anılan ürünlerin hâlen geri alınamadığını, ürünlerin kaybı ve geçen zaman içerisinde tedbir ve el koyma kararı sebebi ile ticaret yapılamamasından dolayı çok ciddî zararlara uğradığı, işlerinin bozulduğunu ve dükkanını kapatmak zorunda kaldığını, ekonomik yıkım sebebi ile eşinden de ayrılmak durumunda kaldığını, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturup müvekkilinin maddî ve manevî zararlara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek takımların hambedeli olmak üzere 40.000 TL ve kâr mhrumiyeti olmak üzere 140.000,00 TL olmak üzere 180.000,00 TL maddî ile 20.000,00 TL manevî tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahslini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak verilen tedbir kararı ile davacının 40 takım değil daha az ürününün yediemine verildiğini, esasen tedbir konulan malların yediemine değil de davacının uhdesinde bırakıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ihtiyati tedbir nedeni ile 16 yemek takımı ürününün, ihtiyati tedbirin hukukî olarak varlığını devam ettirdiği 27.03.2001 ilâ 27.10.2005 tarihleri arasında yedieminde kalmasına razı olmak durumunda kaldığı, bu süre zarfında anılan ürünlerle ilgili üretim ve satış yapamamak sureti ile zarara uğradığı, bu meyanda toplam 44.450,00 TL maddî zarara uğradığı, davalının bu eylemi ile davacının dış dünyada ve ilgili ticarî sektörde sahip olduğu güven ve itibarının zedelediği, sektörde yer alan ticarî rakiplerinin mallarının biçimini taklit eden bir tacir olarak algılanmasına neden olunduğu gerekçeleriyle dava kısmen kabulü ile 44.450,00 TL maddî ile 10.000,00 TL manevî tazminatın 27.03.2001 tarihinden itibaren değişir avans oranları üzerinden işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz edilmiştir. 1-Davada, davalı zaman aşımı defi'nde bulunmuş, mahkemece davalının süresinde zaman aşımı defi'nde bulunmadığı gerekçesiyle zaman aşımı defi'nin reddine karar verilmiştir. Davalı, dava dilekçesinin 26.01.2008 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini ve 04.02.2008 tarihli cevap dilekçesiyle süresinde zaman aşımı defi'nde bulunduğunu ileri sürdüğüne ve mahkemece bu hususun belirlenmesi için PTT Genel Müdürlüğü Ankara Posta İşleme Merkezi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında dava dilekçesinin davalıya tebliğine ilişkin tebliği evrakının barkod numarasının bildirilmesinin istenmesine göre, mahkemece müzekkere cevabında belirtilen eksiklik tamamlanarak anılan Kuruma, dava dilekçesinin davalıya ne zaman tebliğ edildiğinin yeniden sorulması suretiyle, zamanaşımı defi'nin süresinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, bu eksiklik tamamlanmadan süresinde olmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmamış kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.