5. Hukuk Dairesi 2010/9244 E. , 2010/16996 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucunda zemini yolda kalan taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat bedelinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: -
**5. Hukuk Dairesi 2010/9244 E. , 2010/16996 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucunda zemini yolda kalan taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat bedelinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, imar uygulaması sonucunda zemini yolda kalan taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.Şöyle ki; Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların sayısı itibariyle kapama karışık meyve bahçesi niteliğindedir. Bu nedenle meyve ağaçlarının dosya içerisinde bulunan ve İl Tarım Müdürlüğünce bildirilen resmi verileri gözetilerek dekar başına bir yıllık ortalama üretim miktarı ve masrafına ve taşınmazdaki ağaç sayısı dikkate alınmaksızın her bir meyve ağacının taşınmazdaki oranına göre karışık meyve bahçesi olarak 259,00 m2 lik taşınmazın bedeli belirlendikten sonra, zemine ekilebilecek münavebe ürünlerine göre yine 259,00 m2 lik taşınmazın zemin bedeli hesaplanıp ikisi arasındaki farkın muhtesat bedeli olarak tespit edilmesi gerekir. Bu itibarla;Yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile taşınmaz başında keşif yapılıp, yukarıdaki esaslara uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden elverişsiz rapora itibar edilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.