11. Hukuk Dairesi 2015/564 E. , 2015/6055 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2013/123-2014/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layih
**11. Hukuk Dairesi 2015/564 E. , 2015/6055 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2013/123-2014/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin "..." ibareli tescilli markası olduğunu, aynı zamanda bu ibarenin ticaret ünvanında da yer aldığını, davalının '...' ibaresinin benzeri olan ve ayırt edilmesi mümkün olmayan "..." ibaresini 2010/01869 no'lu markasında ve ticaret unvanında haksız ve kötü niyetli olarak kullanmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek markaya tecavüz ve bu suretle haksız rekabetin tesbiti ile refine, markanın hükümsüzlüğüne, ticaret unvanından "..." ibaresinin silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; faaliyet alanları farklı olduğundan iltibasın söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının logoları ile birlikte karıştırıldığında benzer olmadıkları, "..." ve "..." kelimelerinin farklı olduğunu, markaların bir bütün olarak yan yana konulduğunda her iki markanın da birbiri ile ilişkili olduğu izlenimi yaratmayacağı, her iki şirketin faaliyet alanları ve buna bağlı olarak da hitap ettiği kitlenin farklı olması nedeniyle müşterilerin her iki şirketi karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, ticaret unvanları açısından da farklılık arz ettiği ve tüketici tarafından karıştırılmayacağı, davalı tarafın dosya kapsamında kullanımları dikkate alındığında gerek ticaret unvanını ve gerekse tescilli markasını tescile uygun şekilde kullandığı, hükümsüz kılınıncaya kadar tescilli bir ticaret unvanı ve markanın kullanımı haksız rekabet teşkil etmeyeceği, ayrıca davalının ticaret unvanının 1999 yılından buyana kullanıldığı, bu durumda sessiz kalma yoluyla hak kayıbının söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.