4. Hukuk Dairesi 2016/14749 E. , 2018/4649 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ... 1-Özgür Çizgi Medya İletişim San. Tic. Ltd. Şti. 2-... vekili Avukat ... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 17/01/2014 gününde verilen dilekçe ile adli yardım talepli olarak internetteki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine adli yardım talebi kabul edilerek mahkemece yapılan yargılama sonun…
**4. Hukuk Dairesi 2016/14749 E. , 2018/4649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ... 1-Özgür Çizgi Medya İletişim San. Tic. Ltd. Şti. 2-... vekili Avukat ... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 17/01/2014 gününde verilen dilekçe ile adli yardım talepli olarak internetteki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine adli yardım talebi kabul edilerek mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/03/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, internetteki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, 9 Aralık 2012 tarihinde davalı ... sitesinde sürmanşetten “Vakıf mallarını satanlar adliyeye sevk edildi” şeklinde yapılan haberin gerçeği yansıtmadığını, asılsız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının kişilik haklarına saldırı içerdiğini belirterek, oluşan manevi zararının davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; haberin alıntı yapılarak yayınlandığını, güncel ve görünür gerçeğe uygun olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davalı ... sitesinde davacı hakkında yapılan haberle ilgili olarak, habere konu olayla ilgili olarak kesinleşmiş bir hüküm olmadığı halde, eleştiri sınırları da aşılarak davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, davacının ağır ceza mahkemesinde yargılanması sonucunda, suçsuz bulunarak beraatine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. Maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. ./.. -2-