8. Hukuk Dairesi 2017/12965 E. , 2020/2595 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, asıl ve birleşen davalarında, davaya konu 344 parselin, tapunun 286 ila 293, 306 ila …
**8. Hukuk Dairesi 2017/12965 E. , 2020/2595 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, asıl ve birleşen davalarında, davaya konu 344 parselin, tapunun 286 ila 293, 306 ila 311, 312 ila 317, 330 ila 335, 336 ve 337 parsellerde kayıtlı taşınmazların müşterek methali olduğunu, 344 parselin tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını açıklayarak, tapu kaydının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ....... ve ..., ..., davalı ... ..., davalı ... Sarı, davalı .... mirasçıları vekili ile davalı ... vekili, davanın reddini savunmuşlardır. Davalı...mirasçıları, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2011/12743 Esas, 2012/1778 Karar sayılı ilamıyla, dava ve birleşen davaların; 3621 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının terkini isteğine ilişkin olduğu; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin verilen kararın doğruluğundan söz edilemeyeceği, öte yandan, yargılama masraflarıyla ilgili olarak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. ve 17. maddeleriyle 3402 sayılı Yasa'ya eklenen 36/A ve geçici 11. maddelerinde, “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından açılan ve henüz infaz edilmemiş bulunan dava ve kararlarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil yargılama gideri yükletilemeyeceği...” yönünde düzenlemeler getirildiği, hal böyle olunca; işin esası hakkında 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmak ve yargılama masrafları yönünden de 6099 sayılı Yasa hükümleri gözetilmek suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, 31.03.2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl ve birleşen davalar, 3621 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiğinin kabulü mümkün değildir.