11. Hukuk Dairesi 2010/5650 E. , 2010/6933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Çankırı Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çankırı Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2007 tarih ve 2005/28-2007/625 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalılar avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anl
**11. Hukuk Dairesi 2010/5650 E. , 2010/6933 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çankırı Asliye 2.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Çankırı Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2007 tarih ve 2005/28-2007/625 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalılar avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde müvekkili ...’nın ... bentonit limited şirketinin ortağı olduğunu, şirketin ham bentonit madeni işleyip pazarladığını, şirket müdürü olan ...’ın müdürlük görevini iyi yapmayarak şirketi zarara uğrattığını, usulsüz işlemler yaptığını, şirketin son iki yılda 9.191.503.900 YTL zarar ettiğini, gerçekte zararı olmasa da defter ve belgelerde kötü niyetli işlem yaptığını, bentonit maden ocağında bulunan ham bentonit maddesinin fabrika sahasına nakledildiğini, nakil araçlarının miktar ve tonaj belgeleri olmadığından giriş toplamının tespit edilemediğini, müşteri hesapları ayrı ayrı cari hesap olarak kaydı yapılmadığından gerçek olup olmadığı konusunda sağlıklı tespit yapılamadığını, harcanan enerji dikkate alındığında fabrikanın zarar etmesinin mümkün olmadığını, zarar etmiş gibi muhasebe tutulduğunu, büyük bir ihtimalle kayıt dışı işlem yapıldığını, üçüncü şahıs Mustafa Karaca’ya ait maden sahasından izinsiz olarak maden çıkartılıp kullanıldığını, şirketin üç ortaklı olup sermaye artışının usülsuz ve geçersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle müdürlük görevini kötüye kullanan doğruluk ve dürüstlük ilkelerine göre çalışmayarak şirketi zarara sokan müdürün görevden alınarak şirketi yönetmek üzere yönetim kayyimi atanmasını, birleşen 2005/29 E sayılı davasında müvekkilinin davalı şirkette % 20 oranında payla ortak iken yapılan sermaye artışı sonrası sermaye artışına iştirak etmediği gerekçesiyle hisse oranının %2'ye düşürüldüğünü, alınan sermaye artırımı kararları ile yapılan her türlü işlemin usul ve yasaya aykırı olup geçersiz bulunduğunu ileri sürerek sermaye artış kararlarının kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı olmaları nedeniyle iptali ile müvekkili hisse oranının % 20 olduğunun tespitine, ticaret siciline tesciline, birleşen 2005/30 E sayılı davada davalı şirket müdürünün şirkete ve ortaklara verdiği zarar karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 6.000,00 YTL'nin davalıdan tahsili ile şirkete verilmesine, birleşen 2005/291 E sayılı dava dosyasında haklı sebeplere istinaden şirketin fesih ve tasfiyesine, birleşen 2005/309 E sayılı davasında ise şirketin 2003 ve 2004 yıllarında yapmış olduğu gerçek üretim ve satış miktarının ve bu suretle gerçek karın tespit edilerek gizlenen şirket karından şimdilik 6.000,00YTL'nin faiziyle birlikte davalı şirketten tamamının diğer davalılardan ise hisseleri nispetinde tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının şirketin fesih edilmesi için haklı nedenlerin varlığını ispat edemediği, sermaye artırım kararının iptali isteminin TTK'nun 381.maddesi uyarınca üç aylık hak düşürücü süresinde açılmadığı, şirketin bilirkişi raporunda belirtildiği gibi zararı olduğu tespit edilmiş bu nedenle davacının yönetim kayyımı ataması talebinin kabulüne şirket müdürü ...’ın görevden alınmasına yeni şirket müdürü seçilinceye kadar müdürlük görevinin kayyım tarafından yürütülmesine karar vermek gerekmiş, davacının açtığı 2005/30 esas sayılı dosyada davacının şirketin zarara uğraması nedeniyle tazminat talep ettiği görülmüş ise de; davacının taraf ehliyeti bulunmadığından açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, 2005/309 esas sayılı dosya ile ilgili olmak üzere bilirkişi raporundaki şirket zararı dikkate alınarak 5823.61 YTL’nin dava tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği gerekçeleriyle, açılan 2005/28 esas sayılı davada yönetim kayyımı atanması talebinin KABULÜ ile, şirket müdürü ...'ın görevden alınarak şirketi yönetmek üzere yönetim Kayyımı atanmasına, kayyuma şirket bütçesinden ödenmek üzere asgari ücret ödenmesine, kayyuma şirket müdürlüğü ve şirketi yönetmek üzere yetki verilmesine, 2005/29 esas sayılı davada şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin işlemlerin iptali davasının hak düşürücü sürede açılmadığından , 2005/291 esas sayılı davada limited şirketinin feshi davasının kanıtlanamadığından, 2005/30 sayılı davada zararın şirket müdüründen tahsili ile şirkete ödenmesine ilişkin birleştirilen davada davacının taraf ehliyeti bulunmadığından anılan davaların reddine, 2005/309 esas sayılı birleşen davada talebin kısmen kabulü ile, 5.823,61 YTL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile müştereken müteselsilen tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ile davalılardan ... Bentonit San.ve Tic.Ltd.Şti. ile ... vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Asıl davayla birleşen 2005/30 E sayılı dava, davalı limited şirket müdürü hakkında açılan sorumluluk davasına ilişkindir. Davacı davalı müdürün şirkete verdiği zararın şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. TTK’nun 556. maddesinde “Şirketin kuruluşuna iştirak edenlerle şirketin idare veya murakabesine memur edilen kimselerin ve tasfiye memurlarının mesuliyeti, cezai mesuliyetler ve şirketin vekaletlerce murakabesi hakkında anonim şirketin bu hususlara mütaallik hükümleri tatbik olunur.” hükmü yer almaktadır. Anonim şirketlere ilişkin TTK'nun 336. maddesi uyarınca, yöneticilerin eylemleri doğrudan zarara yol açmışsa, yani bu eylemler sonunda yöneticiler, ortakların veya alacaklıların mal varlığında doğrudan azalmaya yol açmışsa, bu zararı veren yöneticilere karşı, zarar gören adına tazmin istemiyle dava açılması mümkündür. Ancak zarar doğrudan değil, dolayısı ile, yani ortak veya alacaklının değil, onların çıkarlarının bağlı olduğu şirket varlığında azalma oluşmuşsa, TTK'nun 340. maddesi yollamasıyla, aynı yasanın 309. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davada, hükmolunacak tazminatın şirkete verilmek üzere istenmesi gerekmektedir. Somut olayda da dolayısıyla uğranılan zararın tazmini istenilmiş olup, hükmolunacak tazminatın şirkete ödenmesi talep edilmekle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğunun düşünülmemesi hatalı olduğu gibi,birleşen 2005/291 E sayılı dosyada şirketin haklı nedenlere binaen fesih ve tasfiyesi istenilmiş olup, mahkemece davacı iddiaları karar yerinde tartışılmadan soyut biçimde haklı nedenlerin varlığının kanıtlanamadığından bahisle anılan davanın reddine karar verilmiş olması da yanlış olmuştur. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... Bentonit Ltd.Şti. ve ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 350,88 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.