1. Hukuk Dairesi 2019/1540 E. , 2020/4263 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekilinin temyizi sonucu, Dairenin 07.03.2018 gün, 2015/7832 Esas 2018/2039 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın geçici 4/…
**1. Hukuk Dairesi 2019/1540 E. , 2020/4263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekilinin temyizi sonucu, Dairenin 07.03.2018 gün, 2015/7832 Esas 2018/2039 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa'nın geçici 4/1. maddesi uyarınca temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmekle, dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar asıl davada, davalılar ile ortak mirasbırakanları ...’ın ölümünden çok kısa süre önce kayden maliki olduğu 2645 ada 9 ile 3471 ada 8 parsel sayılı taşınmazları davalılara satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescil istemişler; birleştirilen davada ise, aynı iddiaları ileri sürerek mirasbırakandan sonra ölen dava dışı anneleri Suriye Vardal’dan intikal edecek pay ile ilgili olarak istemde bulunmuşlardır. Asıl ve birleştirilen davada davalılar, mirasbırakanın sağlığında tüm mirasçılarına taşınmazlar verdiğini, çekişme konusu taşınmazları bedelleri karşılığında okul yaptırmak amacıyla gerçek bir satışla devrettiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, murisin ekonomik durumunun iyi olduğu, mal satmaya ihtiyacının olmadığı, erkek çocukları ile ilişkilerinin güçlü olduğu birlikte çalışıp yaşadıkları, murisin damatları ile aralarında sorunlar olduğu, taşınmazların Rize'de okul yapıldığı için satıldığı savunmasına okulun dava dışı şirket tarafıdan yapılması nedeniyle itibar edilmemiş, murisin asıl amacının erkek çocuklarına bağış yapmak olduğu, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...Somut olayda; mirasbırakanın şirket kurarak davalılarla birlikte gemicilik, denizcilik işinde çalıştığı, hatta tanık beyanlarına göre davalıların 12-16 yaşlarından bu yana mirasbırakanla birlikte çalıştıkları, özellikle üvey kardeş ... ve ...’nın aile içinde olmaları nedeniyle olayları daha net tanımladıkları ve davalıların satış bedellerini ödeyerek taşınmazları satın aldıklarını, davalıların alım gücünün bulunduğunu beyan ettikleri, mirasbırakan adına taşınmazları vekaleten temlik eden dava dışı vekil ...’nin, Rize Pazar’da okul yapmak isteyen mirasbırakanın çekişme konusu taşınmazları davalılara toplam 200.000 Dolara sattığını, satış bedelinin 120.000 Dolarının davalı ..., geri kalan 80.000 Dolarının da diğer davalı ... tarafından ödendiğini, ödenen bedeli şirketin muhasebecisine teslim ettiğini belirttiği, mirasbırakanın kız çocukları ile bir probleminin olmadığı, Rize Pazar’da bulunan 5 dairenin satıldığı, satış parasının kız çocukları arasında paylaştırıldığı, mirasbırakanın davacı çocukları Tülay ve Fatma’ya henüz öğrenci iken birer muayenehane alıp adlarına tescil ettirdiği, mirasbırakan adına kayıtlı başka taşınmazların da bulunduğu, satıştan elde edilen para ile Rize Pazarda 1997 yılında inşaatına başlanan okulun yaptırıldığı anlaşılmaktadır.Bu somut olgular yukarıda belirtilen ilkeyle birlikte değerlendirildiğinde, temlikin mal kaçırma amacıyla yapılmadığı, gerçek satış olduğu sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararına karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulması üzerine karar düzeltme isteğinin de reddine karar verilmiştir. Bozma kararı sonrası mahkemece, temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile önceki kararda direnilmesine karar verilmiş, direnme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkeme kararındaki direnme gerekçesi ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, bozma kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla, Dairenin 07.03.2018 gün, 2015/7832 Esas, 2018/2039 Karar sayılı BOZMA KARARININ KALDIRILMASINA, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığına göre davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 113,081,60 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 21/09/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.