4. Hukuk Dairesi 2009/13664 E. , 2010/9841 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/01/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor il
**4. Hukuk Dairesi 2009/13664 E. , 2010/9841 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... tarafından, davalı ... aleyhine 14/01/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davalı ile eski dünür olduklarını belirten davacılar, oğlu ile davalının kızının boşandığını, bir yılı aşkın süre içinde gece gündüz telefonla arayarak kendilerini rahatsız eden davalının hakaretlerde bulunduğunu belirterek tazminat istemiştir. Davalı ise, velayeti kızına verilen ve kendisi ile birlikte yaşayan ...'ın kendi telefonunu kullanarak babasını sık sık aradığını, kızı ile eski damadı arasında nafaka ve icra takibi nedeniyle uyuşmazlık bulunduğunu, kendisine suç atıldığını, cezalandırılmasına ilişkin ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davacıları 50'den fazla telefonla arayıp hakaret eden davalının cezalandırılmasına ilişkin kararın Yargıtay'ca usul yönünden bozulması üzerine verilen temyiz aşamasında olan cezalandırma kararını beklemeye gerek bulunmadığı sonucuna varılarak istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayın gelişim biçimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, aralarında eskiye dayalı akrabalık ilişkisi bulunması, boşanma davası nedeniyle taraflar arasında bulunan uyuşmazlığın niteliği ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, her bir davacı yararına takdir edilen 2.000,00'er TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacıların her biri yararına 1.000,00'er TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin dördüncü ve beşinci paragraflarında yer alan “…2.000…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…1.000,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin yedinci paragrafında yer alan “…163.35…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…55,35…” sayı dizisinin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin sekizinci paragrafında yer alan “…87.49…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…49,43…” sayı dizisinin yazılmasına, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.