İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,davacı ile davalı arasında 13/03/2016 tarihli "Karma Koli İşçiliği Sözleşmesi" yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davacının iş edimini yerine getirmesine …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1101 KARAR NO : 2026/85 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/02/2022 NUMARASI : 2018/1021 Esas - 2022/103 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,davacı ile davalı arasında 13/03/2016 tarihli "Karma Koli İşçiliği Sözleşmesi" yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davacının iş edimini yerine getirmesine müteakip yapılan işin karşılığı olarak her ay fatura düzenlendiğini ve düzenlenen faturaların davalıya gönderildiğini, 2018 yılı Temmuz ayı içerisinde davacının yerine getirilen iş ve hizmet ediminin karşılığı olarak hak edişleri için 21 adet fatura düzenleyerek davalıya gönderdiğini, faturaların vade süresi olan 7 günlük süre içerisinde davalı tarafça ödeme yapılmadığını, ödeme ile ilgili olarak davacı tarafından gönderilen e-maillere cevap verilmediğini ve gönderilen ihtarnamelere rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle İstanbul 4. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla İstanbul 4. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptalini, davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı ile davacı arasında 10/03/2016 tarihinde Karma Koli İşçiliği Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin süresinin 30/03/2018 tarihli protokol ile 01/07/2018 tarihine kadar uzatıldığını, sözleşme kapsamında asli edim olarak davacının, davalının fabrikalarında üretimi yapılan muhtelif ürünlerin bantlanması, etiketlenmesi, kolileme, elleçleme, yükleme ve boşaltma, depolar arası nakliye ve sair hizmetler ile dönülümlü kolilerin temizlenmesi, ayıklanması, yüklenmesi, boşaltılması ve depolanması hizmetleri vermeyi, davalının ise bu hizmetlerin karşılığı hizmet bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, işbu sözleşmenin davalının üretimini gerçekleştirdiği ürünlerin tüketiciye ulaşmasında ilk adım olan kolileme, depolama ve sayılan sair işlerin gerçekleştirilmesinde süreklilik ve devamlılık sağlamak amacıyla akdedildiğini, bu asli edimlerin yanında davacının yükleme, boşaltma, nakliye ve depolama esnasında ürünlerin hasar görmemesini sağlamak, depoların etrafında zararlı veya zehirli atıkların kullanılması ve oluşmasını engellemek, istihdam ettiği personelin ücretleri, ücrete bağlı hakların ve diğer tüm menfaatler ile sigorta primleri ve vergileri zamanında ödemek, bu ödemelerin yapıldığını gösteren belgeleri talep halinde gecikmeksizin davalıya sunmak gibi yan edim, yükümlülük ve taahhütlerde bulunduğunu, davacının sözleşmenin 6 ve 9. maddesinde yer alan yükümlülükleri yerine getirmediğini, sözleşmenin süresinin dolmasından hemen önce davacının işçi ücretlerini ödemeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine risk saptaması yapabilmek adına davacıdan işçilerin ücretlerinin ve sigorta primi ve vergiler gibi sair ödemelerin yapıldığına dair belgelerin ibrazının talep edildiğini, davacının ise bu talebi karşılamayarak sözleşme ihlallerine devam ettiğini, bu konu ile ilgili olarak davalı tarafından davacıya Beyoğlu 3. Noterliği'nin 14/06/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davacının cevaplarını içeren Beyoğlu 52. Noterliği'nin 22/06/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde işçi ücretlerinin ödendiğini gösteren belgeleri ibraz etmekten kaçındığını, bunun üzerine davalı tarafından davacıya Beyoğlu 3. Noterliği'nin 26/06/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve söz konusu belgelerin davalıya ibraz edilmesi aksi halde bu durumun sözleşmenin 6.2 maddesine aykırılık teşkil edeceği ve söz konusu madde uyarınca doğrudan davacı çalışanlarına ödeme yapılacağının ihtar edildiğini, sözleşme konusu hizmetin son verildiği tarihe kadar maruz kalacağı zararları davacıya rücu edeceğinin ihtar edildiğini, davacı tarafından maaş ödemeleri yapılmayan 63 davacı personelinin söz konusu ücret ve diğer alacaklarının davalı tarafından ödendiğini ve sözleşmenin 9.3 maddesi gereğince davacının hak edişlerinden mahsup edildiğini, dolayısıyla davalının davacıya hiçbir borcu kalmadığını, bu nedenle davacı tarafından İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takip uyarınca gönderilen ödeme emrine itiraz edildiğini, sözleşmenin 6 ve 9. maddesinde yer alan mahsup hakkı kullanılarak yapılan ödemeler sonucu davalının davacıdan alacaklı hale geldiğini ve davacı aleyhine karşı dava açıldığını, davalının sözleşmenin 9. Maddesinde yer alan mahsup hakkını kullanarak davacı personeli tarafından yapılan arabuluculuk başvuruları üzerine söz konusu personele, personel avukatlarına ve arabuluculuk görüşmelerini yürüten arabuluculara bugüne toplam 1.739.672,63-TL ödeme yapıldığını ve ilave ödemelerde yapılabileceğini, söz konusu ödemenin davacının hakedişlerine mahsuben yapıldığını, davacının davalı nezdinde doğmuş hakedişi bu tutardan az olması nedeniyle davalının davacıdan 613.919,30-TL alacağının bulunduğunu, davacının davalıya olan veya ileride doğabilecek borçlarını temin etmek üzere, Esra Küçükergün'ün maliki olduğu Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, ... mahallesi, ... ada, 1 parselde kain, 3/266 arsa paylı Blok/Giriş: F/B + çatı ...no.lu bağımsız bölüm üzerinde davalı lehinc 15.03.2017 tarih ve ... yevmiye no ile 1. derece ve 475.000.00-TLbedelli ipotek tesis edildiğini, davacının davalıya olan 613.919,30-TL tutarındaki güncel borcunun tahsili için davalı tarafından söz konusu ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibi başlatılacağı ve bu takipte, ipoteğin paraya çevrilmesi sonucu elde edilebilecek tutarın en fazla 475.000,00-TL olabilecekse de henüz icra ihale ve açık artırma neticesi satış bedeli belirsiz ve şimdilik öngörülebilir olmadığından işbu dava ile tamamen aynı ticari ilişkiden kaynaklanan aynı konuda ve davacı tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/682 Esas sayılı dosyasından açılan davada davalı tarafından ipotekle teminat altına alınmamış olan 138.919,30-TL'lik alacağın davacıdan tahsili için karşı dava açıldığını beyanla davacının davasının reddini, talep edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Mahkememizce bilirkişilerden alınan 21/09/2021 tarihli tanzim edilen ek raporda; 25.902,01-TL bedelli faturanın e-mail yoluyla gönderildiği, faturanın teslim edildiğine dair belge bulunmadığı bildirilmiş olduğundan ve fatura davalı defter kayıtlarında yer almadığından bu fatura miktarının davacı alacağından düşülerek yeniden hesaplama yapıldığı ve davalı tarafça İstanbul 33.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 530.000,00-TL ödemenin 495.285,00-TL'sinin davacı vekiline ödenmiş olduğu ve 10.600,00-TL'nin cezaevi harcı olarak ödendiği, cezaevi harcı alacaklının ödemesi gereken bir harç olması nedeniyle 495.285,00-TL + 10.600,00-TL = 505.885,00-TL ödeme yapılmış olduğu kabul edilerek bu bilgiler ışığında yeniden hesaplama yapıldığında davacının davalıdan 1.658.864,18-TL alacak - 505.885,00-TL ( icra dosyasından yapılan tahsilat) = 1.152.979,18-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu takip tutarı ise 72.630,46-TL fatura alacağına ilişkindir. Ancak belirtilen nedenlerle davalının sözleşme gereği işçilerin işçilik alacakları ve masrafları için ödemek zorunda kaldığı bedeller toplamının ve dolayısıyla mahsup talep edebileceği miktarın 1.722.248,79-TL olarak tespit edildiği dikkate alındığında davacının davalıdan alacağı kalmamaktadır. Belirtilen bu sebeplerle davacının davalıdan ticari kayıtlarına göre alacağının bulunduğu ancak taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9.3. Maddesinde davalıya mahsup etme hakkının tanındığı, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde sözleşmeye de dayanarak mahsup hakkını kullandığı ve yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının mahsup hakkını kullandığında davacının davalıdan alacağının kalmadığı anlaşılmakla davanın reddine, ayrıca davalı İİK 67/2. Maddesi gereğince kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de; alacaklı olduğunu iddia eden tarafın takipte kötü niyetli ve haksız olunması kötü niyet tazminatının şartlarından olduğu somut olayda davacının icra takibi yapmasında kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğinden şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olmadığını ve hüküm kurmaya da elverişli olmadığını, davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan incelemelerde 30/06/2018 tarihi itibariyle 1.658.932,33-TL borcunun bulunduğunun da tespit edildiğini, yapılan tespitlerin yerinde olmadığını, hesaplamanın dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerekirken, bilirkişilerin tarafsızlıktan uzak ve adeta davalı taraf gibi tespit ve incelemeler yaptığını, davalı tarafça ödemezlik def’i de ileri sürülmediğini, iş bu ödemeden kaçınma durumunun takas/mahsup hakkı olarak nitelendirilerek kabul edilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, sözleşmenin hiçbir maddesinde ödemezlik def’inden bahsedilmediğini, ticari defterlere kaydedilen tüm alacakların sadece işçilere yapılan ödemeleri kapsamadığını, davalının kendi vekillerine ve arabuluculara yapmış olduğu ödemelerin davacıdan tahsil edilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, bu nedenlerle de dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile itirazları doğrultusunda rapor alınarak yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak kurulan hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin davacının kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğine dair değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, tacir olarak davacının basiretli davranmadığını, işçilerinin ücretlerini ödemediğini, bu ödemeleri davalı şirket’in yaptığını, sözleşme uyarınca mahsup hakkını kullanan davalı şirket tarafından davacıya ödeme yapılmadığını, davacının tüm bunlara rağmen dayanaksız ve karşılıksız faturalara dayalı icra takipleri başlattığını, davaya konu icra takibinin de bu haksız ve dayanaksız takiplerden yalnızca bir tanesi olduğunu, bu bakımdan davacı’nın icra takibinde kötü niyetli olduğunu, davacının takip ve dava konusu alacağın %100'ü oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, 10.03.2016 tarihli Karma Koli İşçiliği Sözleşmesi ve 30.03.2018 tarihli Süre Uzatım Protokolünden kaynaklı hizmet bedeli tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı ve davalı vekilince yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı ve davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmakta kötü niyetli olup olmadığı noktalarındadır. Davacı tarafça davalı hakkında İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 21 adet fatura borcun sebebi gösterilerek 72.630,46-TL fatura alacağı ve 1.241,67-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 73.872,13-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu eldeki itirazın iptali davası açılmıştır. Taraflar arasında 10.03.2016 tarihli Karma Koli İşçiliği Sözleşmesi ve 30.03.2018 tarihli Süre Uzatım Protokolünün düzenlendiği sözleşmenin Ödemeler Ve İşçilik Birim Maliyeti başlıklı 6. Maddesi; 6.1. Ödemeler faturanın tebliğ tarihinden itibaren 7 iş günü içinde yapılacaktır. Ödemenin gerçekleşebilmesi için, teslim edilen mal veya hizmetin sağlam ve hasarsız olması gerekmektedir. Yüklenici Firma, her ayın son iş günü o aya ait hizmet bedelini fatura eder. Her bir aktivite başına hizmet birim maliyetleri için Yüklenici Firma'dan teklif alınacak ve İşveren Firma'nın teklifi değerlendirilmesi sonucunda, onayına müleakip sözleşmeye uygun olarak iş için sipariş alınacaktır. Fiyatlandırmaya ilişkin birim fiyat tablosu iş bu sözleşmenin ekinde yer almakta olup ( EK 2), sözleşme bitim tarihine kadar geçerlidir. 6.2. İşbu Sözleşmenin süresi boyunca, Yüklenici Firma Hizmetlerin yapılmasıyla ilgili kendi personeline yapılacak ödemelerin (ücretler, vergiler, ücretli izinler ve diğer yan ödemeler, sigorta, emeklilik, sözleşmesel ve diğer menfaatler, acente ücretleri, talimatlar, kararlar ve uzlaşmalar da dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) zamanında ve tam olarak yapılmasını sağlayacaktır. Buna aykırılık halinde Yüklenici Firma, İşveren Firma'nın doğrudan çalışanlara ödeme yaparak bu bedelleri Yüklenici Firma'ya yapacağı ödemelerden mahsup etme hakkı olduğunu kabul ve taahhüt eder. İşveren Firma varsa elindeki teminat mektuplarını bozdurarak dilerse bu ödemeleri yapabilecektir. Sözleşmesi'nin 9.3. Maddesinde: ''İşbu sözleşmenin süresi boyunca, yüklenici firma hizmetlerin yapılmasıyla ilgili kendi personeline yapılacak ödemelerin ( ücretlerin, vergiler, ücretli izinler ve diğer yan ödemeler, sigorta, emeklilik, sözleşmesel ve diğer menfaatler, acenta ücretleri, talimatlar, kararlar ve uzlaşmalar da dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla ) zamanında ve tam olarak yapılmasını sağlayacaktır. Buna aykırılık halinde yüklenici firma, işveren firmanın doğrudan çalışanlara ödeme yaparak bu bedelleri yüklenici firmaya yapacağı ödemelerden mahsup etme hakkı olduğunu kabul ve taahhüt eder. '' düzenlemesini içermektedir.Dosyaya kazandırılan ve dosya içeriğine uygun denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının takibe dayanak faturalardan 25.902,01 TL lik faturanın davalı ticari defterlerinde kaydının bulunmadığı, davacının bu takip dolayısıyla davalıdan 46.728,45 TL asıl alacak ve 798,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağı bulunduğu belirlenmiştir. Ancak davalı tarafça sözleşmenin yukarıda metni verilen 6 ve 9. Maddeleri gereği davalının hizmetlerin yapılmasıyla ilgili kendi personeline ücret ve hakedişlerini ödemediği, davalı tarafça bu konuda ihtar keşide edilmesine rağmen ödemeye ilişkin belge sunmadığı, bilahare işçilerin ihbarı ile davalı tarafça işçilere ödemeler yapıldığı, davalının yaptığı ve sözleşme gereği davacı alacağından mahsup edebileceği miktar bilirkişilerce 1.722.248,79 TL olarak belirlendiği, bu miktarın mahsubu ile davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Davacı tarafın takibinde ve itirazın iptali davası açmakta haksız olduğu sabit olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanmış olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. MK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden doğru olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026