T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/715 - 2026/823 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/715 KARAR NO : 2026/823 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2024 NUMARASI : 2023/411 E. - 2024/78 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/715 - 2026/823 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/715 KARAR NO : 2026/823 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2024 NUMARASI : 2023/411 E. - 2024/78 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2024 tarih ve 2023/411 E. - 2024/78 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." olarak güzellik, saç tasarım vb işlemlere ilişkin sektörde 2021 yılında hizmet vermeye başlayarak ortalama tüketici nezdinde tanınmışlık kazandığını, aynı ibarenin marka olarak tescili için 24/12/2021 tarihinde gerçekleştirdikleri 2021/185499 sayılı marka başvurusunun, davalının 2011/70832 sayılı "..." ibareli markasına dayalı itirazı üzerine nihai olarak 2023/M-8580 sayılı YİDK kararı ile 44.sınıftaki "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler.Tarım, bahçecilik ve ormancılık ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri." yönünden reddedildiğini, oysa markalar arasında bütünsel olarak benzerlik söz konusu olmadığını, "..." ibaresinin güzellik hizmetleri, kuaförlük sektöründe kadın anlamına gelmesi dolayısıyla ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ... YİDK'nin 2023-M-8580 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, verilen kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şahıs vekili, redde mesnet markayı ihdas ve tescilini gerçekleştirerek kullanan, markayı tüketici nezdinde tanınmış bir hale getiren müvekkilinin, üstün ve öncelikli hakka sahip olduğunu, davalı tarafın fiili kullanımları tescil başvurularına uygun olmadığından davacı yanın gerçek niyetinin iltibas yaratmak olduğunu, taraflar arasında görülmekte olan İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/411 Esas sayılı dosyası ile bu hususun tevsik edildiğini, iki marka arasında baskın unsur "..." ibaresi olduğundan "karıştırılma ihtimali"nin olayda gerçekleştiğini, tarafların faaliyet alanlarının somut olayda ihtilafa konu hizmet açısından kesişmesi ve dolayısıyla hizmetin aynı tüketici kitlesine hitap etmesi nedenleri ile davalının markasının orta düzeydeki tüketiciyi yanıltıcı nitelikte bulunduğunu, müvekkilinin öncelik hakkına sahip olduğu 2011 yılından bu yana tescilli "... ..." markasının davalı taraf adına 2021 yılında, "..." ibareli marka olarak tescil başvurusunda bulunulmasının alenen hukuka aykırılık teşkil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında, redde mesnet 2011/70832 sayılı markanın "..." ve "..." kelime unsurlarını içerdiği, markalarda yer alan "..." ibaresinin özellikle berber/kuaför/güzellik salonu/bakım hizmetleri veren işletmelerde sıklıkla kullanıldığı, redde mesnet markada yer alan daire şeklinin özgün ve markaya esaslı farklılık katacak nitelikte olmadığı, dolayısıyla redde mesnet markada baskın unsurun "..." ibaresi olduğu, davacı marka başvurusunda ise gerek özel stili, gerekse de kalın puntolarla yazılmış olması göz önünde bulundurularak "..." ibaresinin baskın unsur olduğu, davacı markasında yer alan "..." ibaresinin İngilizce olup, Türkçe “Kadın” için kullanılan ön ek olduğu, ortalama tüketici kesimi tarafından "Kadın"ı işaret etmek için söz konusu ibarenin kullanıldığının yaygın olarak bilindiği, özellikle kadın kuaförleri, güzellik/bakım hizmeti veren işletmeler tarafından bu ibarenin -kadınlara hizmet verildiğini belirtmek amacıyla- sıklıkla kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğu, gerek markalar arasında müşterek olarak bulunan "..." sözcüğünün ayırt ediciliğinin düşük olması, gerek başvuru markasında baskın unsurun "..." sözcüğünden ziyade stilize ve vurgulu "..." ibaresi üzerinde toplanmış olması, gerekse davaya konu 44.sınıf hizmetlerin dikkatli ve seçici kimselere hitap etmesi karşısında, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2023-M-8580 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, redde mesnet marka ile dava konusu marka arasında şekil, anlam, fonetik ve genel izlenim itibariyle ortalama tüketici nezdinde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin doğacağını, başvuru markasının, redde mesnet markanın serisi olduğu algısını yarattığını, her iki markada "..." ibaresinin asli unsur olduğunu, bunun yanında büyük harflerle yazılmış "..." ibaresinin de ortak kullanıldığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, istinaf başvuru dilekçesinde, redde mesnet marka ile dava konusu marka arasında şekil, anlam, fonetik ve genel izlenim itibariyle ortalama tüketici nezdinde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin doğacağını, başvuru markasının, redde mesnet markanın serisi olduğu algısını yarattığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli marka başvurusu ile redde mesnet "..."" asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 44.sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliği gerçekleşmiş olmakla birlikte, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markanın asli unsurunun "..." harflerinden oluştuğu, redde mesnet markanın asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, taraf markalarında ortak olan ve başvuru markasında tali unsur olarak yer alan "..." ibaresinin kadınlar için yaygın kullanılan, anlamı bilinen, ayırt ediciliği zayıf İngilizce bir ön ek olduğu, bütünsel açıdan taraf markalarının birbirinden yeterince ayrıştırdığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.