10. Ceza Dairesi 2022/16209 E. , 2024/665 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/729 E., 2020/314 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/729 Esas, 2020/314 Karar…
**10. Ceza Dairesi 2022/16209 E. , 2024/665 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/729 E., 2020/314 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/729 Esas, 2020/314 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 08.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.10.2022 tarihli ve 2022/15393 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/133085 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/133085 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.06.2022 tarihli ve 2020/9497 Esas, 2022/7557 Karar sayılı kararında, "...Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısını alan sanığın denetime başladığı, 11.06.2014 tarihli görüşmeye katılmaması nedeniyle çıkarılan uyarı yazısının ise sanığın doğrudan Mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre çıkarıldığı ve muhtara teslim edildiği dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu ve ısrar koşulu sağlanmadığı anlaşılmakla, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar vermek gerektiği gözetilmeyerek mahkûmiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş..." şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda, Adıyaman Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından sanığın bilinen son adresine çıkartılan 15.10.2019 tarihli çağrı kağıdının iade olması üzerine, sanığın mernis adresine 23.10.2019 tarihinde yapılan tebligat işlemini takiben, bu kez 08.11.2019 tarihli uyarı yazısının sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligat geçerli sayılamayacağından, tebligat işleminin usulsüz olduğu cihetle, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği ve ısrar koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeksizin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE