11. Hukuk Dairesi 2016/4458 E. , 2017/6612 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2016 tarih ve 2014/515-2016/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2016/4458 E. , 2017/6612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2016 tarih ve 2014/515-2016/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının davalı ... ile davalı şirkette %50’şer hisseye sahip olduğunu, şirketi tek başına müdür olarak temsil yetkisi bulunan davalı ortağın şirket faaliyelerini müvekkiline danışmadan yürüttüğünü, şirket karar defteri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, şirketin gelir gider dengesini doğru yönetemediğini, şirketin kredi limitinin tamamını kullandığını, şirketin faaliyetlerinden elde edilecek gelirin ne zaman şirket hesaplarına gireceği, miktarı ve bu gelirler ile hangi ödemelerin ne zaman yapılacağının belirsiz olduğunu, müvekkilinin şirkete borç para verdiğini ama henüz iade edilmediğini, davalı şirketin en önemli gelir kaynağı olan sözleşmenin fesih edildiğini, bu iş sebebiyle davalı şirketin tedarikçilere ve çalışana borcu olduğunu ileri sürerek, davacının şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesini, davalı ortağın müdürlük yetkisinin kaldırılmasını, müvekkilinin ayrılma akçesinin hesaplanarak davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, şirket ortağı yönünden husumet itirazında bulunmuş, davacının ortak olmak için imzaladığı protokol gereğince ödemesi gereken meblağları ödemediğini, şirketteki tüm önemli iş ve işlemler davacının bilgisi ve onayı ile gerçekleştiğini, şirketin defter ve kayıtlarına göre davacının bir alacağının bulunmadığını, iyi niyetli ve dürüst davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.