10. Hukuk Dairesi 2012/6630 E. , 2013/5669 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve …
**10. Hukuk Dairesi 2012/6630 E. , 2013/5669 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplerle temyiz edenin sıfatına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-)Yaşlılık aylığı bağlanması için gereken tüm şartların oluşmadığı iddiasıyla 01.07.2006 – 21.08.2009 tarihleri arasında kalan dönemde sigortalı davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itiraz üzerine açılan davanın yasal dayanaklarından olan karar tarihi itibariyle yürürlükteki 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin ikinci fıkrasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına ve istem üzerine tarafların durumuna, davanın ve hüküm altına alınan şeyin tahammülüne göre, hüküm altına alınan tutarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata karar verileceği yönünde düzenleme öngörülmüştür. (02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 11. maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir.) İtirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Anılan tür bir alacaktan söz edilebilmesi için ise (dava konusu) gerçek tutarın belli ve sabit olması veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için alacağın tüm unsurlarının bilinmesi ya da bilinebilecek durumda bulunması gereklidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; asıl alacak niteliğindeki yersiz ödendiği iddia edilen yaşlılık aylıklarını davalının hakedip haketmediğinin belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, belirgin olan likit nitelikte bir alacağın sözkonusu olmamasından dolayı icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. S O N U Ç : Hükümdeki "17.153,16 TL asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine" ve "İnkar tazminatı üzerinden hesaplanan" ibarelerinin silinerek hükümden çıkarılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.