Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2988 E. , 2024/3253 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2988 Karar No : 2024/3253 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozul
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/2988 E. , 2024/3253 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/2988 Karar No : 2024/3253 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına ... Ambalaj Limited Şirketi'ne ait sahte faturaların adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı düzenlendiği yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararı uyarınca adi ortaklık ortağı sıfatıyla 2020 yılının Şubat ila Ağustos, Ekim ila Aralık dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ve Şubat dönemi için üç kat, diğer dönemleri için ise tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki saptamalar, davacının adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığı fatura düzenlediğini kanıtlamaya yeterli olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu vergi ziyaı cezasının, artırılarak kesildiği ihbarnamelerde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygunlandığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği dolayısıyla vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmında sebep unsuru açısından hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen istinaf başvurusu, sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. İhbarnamelerde, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılması hususuna dair açıklamaya yer verilmemiş olmasının tek başına ceza kesme işlemini kusurlandırmayacağı, 2013 yılının Mayıs dönemine ait olup 2018 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının tutarı 900,00-TL kadar artırılabileceği, 2020 yılının Mart ila Haziran dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırım tutarının, 900,00-TL kadar artırıldığı anlaşıldığından Vergi Mahkemesi kararının, anılan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf istemi belirtilen gerekçeyle reddedilmiş, Ağustos, Ekim ila Aralık dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan tutarının %50 oranında uygulanarak artırımlı olarak görüldüğünden Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu ise kabul edilerek hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı azaltılmıştır. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... isimli şahsın, kendisiyle husumetli olduğu zira İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu kayıtlarının celbedilmesi neticesinde tanığın kendisine yönelik başvurusunun tespit edilmiş olacağı, tanık beyanının tek başına Mahkeme kararında sorgulanmadan esas alınamayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesindeki hüküm gözetilerek vergi ziyaı cezasının artırımlı olarak uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X)-KARŞI OY Dava konusu vergi ziyaı cezasının, artırılarak kesildiği ihbarnamelerde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygunlandığına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği dolayısıyla vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmında sebep unsuru açısından hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davacı temyiz isteminin kabulü ve kararın vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Karara bu yönden katılmıyorum.