Ceza Genel Kurulu 2018/240 E. , 2020/193 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 154-198 Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.09.2012 tarihli ve 390-594 sayılı hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 14.01.2014 tarih ve 10805-630 sayı ile; "Oluşa ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.05.2012 tarihind…
**Ceza Genel Kurulu 2018/240 E. , 2020/193 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 154-198 Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık ...'in beraatine ilişkin Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesince verilen 25.09.2012 tarihli ve 390-594 sayılı hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 14.01.2014 tarih ve 10805-630 sayı ile; "Oluşa ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.05.2012 tarihinde kesinleşen 2010/219 esas, 2012/151 karar sayılı dosyasında yapılan keşfe ve görüşüne başvurulan teknik bilirkişinin 31.05.2011 tarihli raporuna göre sanığın, katılanların taşınmazına ev inşaatı yapmak ve foseptik çukuru açmak suretiyle tecavüz ettiği sabit olduğu hâlde mahkûmiyeti yerine oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 15.05.2014 tarih ve 154-198 sayı ile; "Her ne kadar Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.01.2014 tarihli, 2013/10805 E., 2014/630 K. sayılı kararı ile bozma kararı verilmiş ise de, sanığın üzerine atılı eylem ile ilgili olarak hakkı olmayan yere tecavüz suçunun oluşabilmesi için, 5237 sayılı TCK'nın 154/1 hükmü bakımından ilgilinin, taşınmaz mal ya da eklentisini, başkasına ait olduğunun bilinci ile herhangi bir hakka dayanmaksızın, hak sahibinin yararlanmasını kısmen ya da tamamen engelleme, işgal etme, sınırlarını yok etme veya bozma biçimindeki bir davranışın gerektiği, özellikle de ilgilinin o yerin başkasına ait olduğu bilinci ile hareket etmesinin arandığı, bu konuda ilgilinin genel manada bilinç, irade ve kastının zorunlu olarak gerektiği, ancak somut dosyada sanığın kendisinden beklenen özeni göstermek suretiyle ölçümü yetkili kurum ve kuruluşlara yaptırdığı, hatta yanlış ölçümle kadastral duruma göre imar çapı ve inşaat ruhsatının alındığının anlaşıldığı,