4. Ceza Dairesi 2013/7176 E. , 2013/8159 K. "İçtihat Metni" Hakaret suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/11/2012 tarihli ve 2012/1487-693-439 sayılı iddianamenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair, Beypazarı Sulh Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2012/410 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin
**4. Ceza Dairesi 2013/7176 E. , 2013/8159 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/11/2012 tarihli ve 2012/1487-693-439 sayılı iddianamenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170.maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174.maddesi gereğince iadesine dair, Beypazarı Sulh Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2012/410 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, (BEYPAZARI) Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2012 tarihli ve 2012/154 D.iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/01/2013 gün ve 4279 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, müteveffa müşteki ...’nun soruşturma aşamasında 01/06/2012 tarihinde kollukta vermiş olduğu ifadesinde, şüpheli Mustafa’dan şikayetçi olduğunu, uzlaşmak istemediğini beyan etmesi ve şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olması karşısında itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Sanık ... hakkında, müşteki ...’na hakaret suçundan Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Beypazarı Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan inceleme sonucunda müşteki ...’nun, iddianamenin düzenleme tarihinden önce 05/11/2012 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, soruşturması şikayete bağlı hakaret suçunda, müştekinin mirasçılarına uzlaşma prosedürü uygulanmaksızın iddianame düzenlendiği gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, karara yapılan itirazın Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesince reddedilmesi üzerine, Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Kovuşturması şikayete bağlı hakaret suçunda, iddianamenin düzenlenmesinden önce vefat eden müştekinin mirasçılarına, uzlaşma prosedürünün uygulanmamasının, iddianamenin iadesi sebebi olup olmayacağının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174/1. maddesinde; "Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170.maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut delil toplanmadan düzenlenen, c) Önödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Aynı Kanun’un 170/3.maddesinde; "Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede; a) Şüphelinin kimliği, b) Müdafii, c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği, d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi, e)Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği, f) Şikayette bulunan kişinin kimliği, g) Şikayetin yapıldığı tarih, h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, j) Suçun delilleri, k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı, tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, gösterilir." hükümleri yer almaktadır. Beypazarı Sulh Ceza Mahkemesince CMK’nın 174/1-c maddesi uyarınca verilen iddianamenin iadesi kararının gerekçesi, iddianamenin düzenlenmesinden önce vefat eden müştekinin mirasçılarına uzlaşma usulünün uygulanmamasına ilişkindir. Öğretide muhakeme şartı olarak kabul edilen şikayet hakkı, kişiye sıkı surette bağlı haklardan olup kural olarak mirasçılara intikal etmez. Sadece TCK’nın 131/2. maddesinde; “Mağdur, şikâyet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikâyette bulunulabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Kişi şikayette bulunduktan sonra ölürse, “ölüm” şikayetin varlığını etkilemeyecek, şikayet geçerliliğini sürdürecektir. İnceleme konusu somut olayda, müşteki ... kollukta vermiş olduğu 01/06/2012 tarihli ifadesinde, sanık ...’dan şikayetçi olduğunu uzlaşmak istemediğini beyan etmiş, sanık ... da aynı tarihli ifadesinde uzlaşmak istemediğini belirtmiştir. Suçtan zarar gören müşteki ...’nun vefat etmeden önce özgür iradesi ile ortaya koyduğu şikayetçi olduğuna ve uzlaşmak istemediğine ilişkin beyanı hukuken geçerli olup, ölüm nedeniyle yok hükmünde sayılamayacağı gibi ayrıca mirasçılarına yönelik uzlaşma girişiminde bulunulması da gerekmemektedir. TCK’nın 131/2. maddesindeki düzenlemenin somut olayda uygulanma yeri olmadığı gibi, CMK’nın 243. maddesindeki husus da katılmaya ilişkindir. CMK’nın 243. maddesine göre ölüm halinde katılma hükümsüz kalacaktır ancak bu durum şahsa sıkı sıkıya bağlı olan ve ifade edildiği tarihte hukuki sonuç doğuran şikayet hakkını hükümsüz hale getirmeyecektir. Ayrıca Kanun koyucu, iddianamenin iadesine ilişkin düzenlemede, iade nedenleri açısından sayma yöntemini benimseyerek iade işlemlerini sınırlandırma iradesini açıkça ortaya koymuştur. Anılan yasa maddesinde öngörülen iade nedenleri arasında, ölen kişinin mirasçılarına yönelik uzlaşma hükümlerinin uygulanması bulunmamaktadır. İddianamenin iadesine gerekçe olarak gösterilen husus, CMK’nın 174/1. maddesinde öngörülen nitelikte olmadığı gibi, aynı Kanun’un 170/3. maddesine göre iddianamede yer alması zorunlu olan bilgiler kapsamında da değildir. Belirtilen nedenlerle iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazı inceleyen merciin verdiği ret kararı hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1- Beypazarı Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/410 sayılı iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, (BEYPAZARI) Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2012 tarih ve 2012/154 D.iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.