12. Ceza Dairesi 2022/2562 E. , 2023/5620 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/547 E., 2021/183 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz ede…
**12. Ceza Dairesi 2022/2562 E. , 2023/5620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/547 E., 2021/183 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2019 tarih ve 2018/356 Esas-2019/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 ünü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.01.2021 tarih ve 2020/547 Esas-2021/183 Karar sayılı kararı ile Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ilgi sayılı kararının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 ünü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.04.2022 havale tarihli ve 2021/33037 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın üst sınırdan ve bilinçli taksir hükümleri uygulanarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik incelemeyle karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kazanın ağırlaşmasına ölen ve aracındakilerin kusurlu hareketleri ile neden olduklarına, sanığın olayda kusuru olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "13/09/2016 tarihinde sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Niksar istikametinden Tokat istikametine doğru seyir halinde iken Toki Köprüsünü şehir merkezi yönünde 250 m geçtikten sonra yağmurun etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yön şeridine geçtiği sırada aracın sağ ön yan kısımlarıyla karşısından Tokat istikametini takiben gelmekte olan ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucu meydana gelen kazada, sanık ... ve onunla aynı araçta bulunan ..., ...' nin yaralandıkları, kaza nedeniyle ...'in yaşamını yitirdiği, ...'in sevk ve idaresinde bulunan araç içerisinde bulunan ..., ..., ..., ... ve ...'in yaralandıkları, kaza nedeniyle ağır yaralanan ve Tokat Devlet Hastanesinde tedavi altına alınan ...'in 15/10/2016 tarihinde yaşamını yitirdiği, ...ve ...'nin soruşturmaya konu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmaları ile ilgili olarak sanık ...'dan şikayetçi olmadıkları, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğine ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı, 5237 sayılı kanunun 89/5 hükmü gereği bilinçli taksirle işlenmiş olması hali ayrı olmak üzere taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, sanığın ... ve ...'ya yönelik taksirle yaralama suçuna konu eylemleri yönünden hakkında şikayet bulunmadığı, bu nedenle soruşturma aşamasında sanık hakkında bu suçlar yönünden ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, olay nedeniyle yaralanan diğer katılanlar ve maktüller ile ilgili olarak sanığın Taksirle Ölüme ve Yaralanmaya Neden Olma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, ...'in yapılan ölüm muayene ve otopsi işleminde, vücudunun birçok bölgesinde kaza nedeni ile oluşmuş yara ve abrazyonların tespit edildiği, başkaca herhangi bir darp cebir izi, ateşli silah yarası, delici kesici alet yarası, boğma boğulma ve benzeri bulgulara rastlanılmadığı, yapılan muayene ve tıbbi evrak tetkiki neticesinde ölüm olayının, trafik kazası ile oluşması mümkün künt genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması, iç organ harabiyeti ve gelişen iç kanama neticesi meydana geldiğinin tespit edildiği, 13/09/2016 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan ve Tokat Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisine sevk edilen ...'in 15/10/2016 tarihinde tedaviye yanıt vermeyerek yaşamını yitirdiği, ölenin cesedi üzerinde 15/10/2016 tarihinde yapılan ölü muayene işleminde vücudun değişik bölgelerinde yaralanmaların tespit edildiği, herhangi bir darp cebir izi, ateşli silah yarası, delici kesici alet yarası, bağ ve telem izi, cinsel saldırı bulgularanı rastlanmadığı, ölüm olayının künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti neticesi meydana geldiği tespit edildiği, Olayla ilgili düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda sanık ... ın 2918 Sayılı Kanunun 52/1-b (Araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettiği, diğer araç sürücüsü olan ...'in kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 05/06/2017 tarih ve 79479*** *** ****17/10757/1772 sayılı raporda, meydana gelen kazada ...'ın asli derecede kusurlu olduğu, maktül ...'in kusursuz olduğu belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin kovuşturma aşamasında alınan 12/03/2019 tarihli raporunda, olayda; müteveffa sürücü ...’in kusursuz, sanık sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu belirtildiği, böylece sanık ...'ın asli kusurlu olduğu trafik kazası sonucunda; ... ve ...'in ölümü ile ..., ..., ... ve ...'ın yaralanmasına neden olmak suretiyle üzerine atılı Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne ve Yaralanmasına Neden Olma suçunu işlediği anlaşılmakla;" şeklindedir. 2....'in trafik kazası ile oluşması mümkün künt genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot kırıkları ile birlikte beyin kanaması, iç organ harabiyeti ve gelişen iç kanama sonucu ...'in ise künt kafa travmasına bağlı kafatası kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu öldükleri tespit edilmiştir. 3.Kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 52/1-b (Araçların hızlarını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettiği, diğer araç sürücüsü olan ...'in kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edilmiştir. 4.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.06.2017 tarihli raporda kusur dağılımı; "A)Müşteki şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyrini; havanın ve zeminin durumunu dikkate alarak sürdürmesi gerekirken bu hususa yeteri kadar riayet etmemesi neticesi yağmurun etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı yön şeridine geçerek karşısından gelmekte olan maktul sürücü idaresindeki otomobilin istikamet şeridini kapattığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurludur. B)Maktul sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile kendi yön bölümünü takiben seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, karşısından gelip şeridine giren müşteki şüpheli sürücü idaresindeki kamyonete karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır." şeklindedir. 5.26.10.2018 tarihli trafik bilirkişi raporunda sanığın asli kusurlu , ölen sürücünün kusur olmadığı belirtilmiştir. 6.İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 12.03.2019 tarihli raporda, müteveffa sürücü ...’in kusursuz, sanık sürücü ...’ın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 7.Olayda eşi ve kızı vefat eden kendisi de yaralanan ... sanıktan şikayetçi olup davaya katılmasına karar verilmiştir. 8.Olay nedeniyle yaralanan ... ve ... kendi yaralanmaları ve yaşı küçük çocukları olan mağdur ...'ın yaralanması nedeniyle sanıktan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir. Katılanların yaralanmalarına ilişkin raporları dosya içerisindedir. 9.Sanığın savunması "Olay yerini bilirkişilere gösterdim, bununla ilgili daha önce soruşturma aşamasında beyanda bulundum, o beyanlarımı tekrar ederim, ben Erbaa'dan bayramın ikinci günü Tokat'a akrabalarımı bayramlaşmak için geliyordum, Şenköy'ü geçtiğimiz sıralarda hafif yağmur çiselemeye başladı, bu mevsimin yağan ilk yağmuruydu, yolun kayganlaşacağını düşünerek hızımı azalttım, tahmini hızım 70 km iken her nasılsa aracın hakimiyeti benden gitti ve araba kaydı yan döndü, karşıdan gelen araç sağ ön tekerimize vurdu, karşı şeride yarım metre kadar geçmiştim, olay tamamen aracın kaymasından meydana geldi, benim bir kusurum yoktur, aracımın hızı yavaştı, eğer tam geçmiş olsaydım bizim aracın transit olması nedeni ile karşıdaki aracın bizim altımıza girmesi gerekirdi, olayın oluşunda kusurum yoktur, olay olduğu zaman burası duble yol değildi, gidiş gelişli yoldu, kazadan 1 ay sonra karayolları bizim kaza yaptığımız yere kaygan zemin işareti koydu, eğer kaza olmasaydı ben hızımı düşürdüğüm için araç duracaktı, suçsuzum, beraatimi talep ediyorum, yapılan keşfe bir diyeceğim yoktur, rapor sunulduğunda beyanda bulunacağım dedi." B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1."Dairemizce yapılan yargılama sonucunda; sanığın tam ve asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne, üç kişinin nitelikli, iki kişinin ise BTM ile giderilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen oluş, sübut ve nitelendirme açısından Dairemizce yerinde bulunmuştur. Ancak, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nun 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nun 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmektedir. Sanığın asli ve tam kusurlu olarak iki kişinin ölümü, üç kişinin nitelikli yaralanması, iki kişinin ise hafif şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, temel cezanın 6 yıl olarak belirlenmesi yeterli kabul edilmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanık hakkında adalet, hakkaniyet ve nesafet kuralları da gözönünde bulundurularak olaya uygun bir temel ceza belirlenmek suretiyle sanığın aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına, yine bu ölçütler gözönüne alınarak sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. " şeklindedir. 2.Sanığın savunması "Daha önce bu konuda beyanda bulunmuştum, okunsun dedi.Sanığa kovuşturma aşamasında vermiş olduğu savunması okundu, soruldu: Doğrudur, bana aittir, aynen tekrar ederim, devamla, önceki savunmalarımı tekrar ederim. Araç kaymaya başladığı için kontrolüm dışında gerçekleşti. Bu hususları daha öncede belirtmiştim. Takdiri Dairenize bırakıyorum, dedi." şeklindedir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde bölge adliye mahkemesinin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden Sanığın üst sınırdan ve bilinçli taksir hükümleri uygulanarak cezalandırılması gerektiği yönünden; Dosya içeriğine göre, azami hız limitinin 70 km olduğu meskun mahalde gündüz vakti, yağmurlu havada sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile iki yönlü devlet karayolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, yağmurun etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yön şeridine geçtiği sırada kamyonetinin sağ ön yan kısımlarıyla, karşı istikametten seyir halinde olan ... idaresindeki otomobilin ön kısımları ile çarpışması neticesinde tamamen kusurlu olarak iki kişinin ölmesine, iki kişinin nitelikli iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, 1.Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen ceza miktarında isabetsizlik görülmemiştir. 2. Dosya kapsamı itibariyle bilinçli taksir hali oluşturacak bir ihlali tespit edilemeyen sanık hakkında katılanlar vekilinin bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik incelemeyle karar verildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, kazanın ağırlaşmasına ölen ve aracındakilerin kusurlu hareketleri ile neden oldukları, sanığın olayda kusuru olmadığı yönünden; Dosyada mevcut tüm raporların oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, raporların denetime elverişli olduğu, yasal dayanakları bulunduğu anlaşılmış olup meydana gelen olayda sanığın tamamen kusurlu olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.01.2021 tarih ve 2020/547 Esas-2021/183 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.12.2023 tarihinde karar verildi.