10. Hukuk Dairesi 2012/8976 E. , 2012/22871 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 318-29 Davacı, davalı işveren şirkete ait işyerinde 26.2.2006-21.01.2009 arası dönemde kesintisiz olarak çalıştığını, eksik bildirilen dönemlere ilişkin sigortalılığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rap
**10. Hukuk Dairesi 2012/8976 E. , 2012/22871 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 318-29 Davacı, davalı işveren şirkete ait işyerinde 26.2.2006-21.01.2009 arası dönemde kesintisiz olarak çalıştığını, eksik bildirilen dönemlere ilişkin sigortalılığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur.Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda; Davalı vekilince dosyaya sunulan, davacı tarafından davalı şirkete hitaben yazılan, işten ayrılma dilekçesinde, davacının, davalı şirkete ait işyerinde 26.02.2007 ile 26.01.2009 tarihleri arasında çalıştığının belirtildiği, mahkemece; davacı tarafından verilen işten ayrılma dilekçesi karşısında, başka bir kayıt ve belge ibraz edilemediğinden, davanının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği ve bu tür davaların niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabileceği dikkate alınmak suretiyle, işten ayrılma dilekçesindeki tarihleri dogrulayan tanık beyanları doğrultusunda, 26.2.2007-20.7.2007 arası dönemde davacının, davalı işverene ait işyerinde çalıştığının kabulü gerektiğinden, Mahkemece; 26.2.2007-20.7.2007 arası dönem yönünden, davanın kısmen kabülüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.