Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin jeoloji mühendisi olarak davalı ... AŞ'de (Şirket) (... şubesi) 27.05.2005 tarihinden işten çıkarıldığı 30.12.2021 tarihine kadar (askerlik ödevini yaptığı süre dışında) belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, 30.12.2021 tarihinde iş sözleşmesinin kötüniyetli şekilde hiçbir gerekçe göstermeden hukuka aykırı olarak feshedildiğini, işe iade talepleri kapsamında 28.01.2022 tarihinde Dikili Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu, bu başvuru
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin jeoloji mühendisi olarak davalı ... AŞ'de (Şirket) (... şubesi) 27.05.2005 tarihinden işten çıkarıldığı 30.12.2021 tarihine kadar (askerlik ödevini yaptığı süre dışında) belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, 30.12.2021 tarihinde iş sözleşmesinin kötüniyetli şekilde hiçbir gerekçe göstermeden hukuka aykırı olarak feshedildiğini, işe iade talepleri kapsamında 28.01.2022 tarihinde Dikili Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu, bu başvurunun anlaşmama ile sonuçlanması üzerine işe iade hususunda Dikili 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2022/53 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edilmesi üzerine davalı Şirket vekilinin 2021/359748 sayılı arabuluculuk dosyası ile bu hususta başvuruda bulunulduğunu ve anlaşma sağlandığını beyan edip arabuluculuk sürecine ilişkin tutanakları ve anlaşma belgesini sunduğunu, bu beyan ile taraflarının ihtiyari arabuluculuktan haberdar olduğunu, fakat davalı Şirketin dava şartı arabuluculukta bu hususu kötüniyetli olarak beyan etmediğini ve daha önce arabuluculuk yapıldığına ilişkin itirazda bulunmadığını, davalı vekilinin iddia ettiği Ankara Arabuluculuk Bürosunun 2021/359748 sayılı arabuluculuk dosyasına ilişkin ihtiyari arabuluculuk tutanağının yasal şartları taşımadığını iddia ederek 2021/359748 sayılı arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.