7. Hukuk Dairesi 2009/4326 E. , 2010/788 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin iptaliyle yeniden verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere ve usul hükü…
**7. Hukuk Dairesi 2009/4326 E. , 2010/788 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin iptaliyle yeniden verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere ve usul hükümlerine uygun düşmemiştir. HUMK'un 382.maddesi hükmüne göre mahkemece verilecek kararların açık olarak ve yüze karşı okunmak suretiyle tefhim edilmesi gerekir. Kural olarak tefhim gününde hükmün gerekçesi ile birlikte açıklanması gerekmekte ise de gerekçeli kararın hemen yazılması her zaman mümkün olamayacağından mahkemenin önce vereceği kısa kararı yargılama oturumunda tefhim etmesi, daha sonra gerekçeli kararı yazarak bu yasal zorunluluğun tamamlanması mümkün bulunmaktadır. Ne var ki, asıl olan kısa karardır. Sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olarak yazılması gerekir. 10.4.1992 gün ve 7/4 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da bu hususa değinilmiş, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının başlı başına bozma nedeni olacağı, yerel mahkemenin çelişkişi gidermek kaydı ile bozma kararından sonra önceki kararı ile bağlı olmaksızın vicdani kanaatine göre yeni bir hüküm oluşturması gerektiği kabul edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde kısa kararda Söke Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/808-816 sayılı veraset ilamının iptaline karar verildiği halde gerekçeli kararda aynı mahkemenin 2004/399-551 sayılı ilamının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Az yukarda açıklanan hukuksal olgular göz önüne alındığında verilen hüküm usül hükümlerine ve anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'na açıkça aykırı olduğundan davalının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, 19.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.