Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10218 E. , 2024/2102 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/10218 Karar No : 2024/2102 DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... / ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Huk. Müş. ... Huk. Müş. ... / Bakanlık ile aynı yerde 3- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... DAVANIN_KONUSU : Lübnan vatandaşı olan ve 20/10/1990 tarihinde bir Türk vatandaşı ile evlenen davacı tarafından; 1- Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınması talebi…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10218 E. , 2024/2102 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/10218 Karar No : 2024/2102 DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... / ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Huk. Müş. ... Huk. Müş. ... / Bakanlık ile aynı yerde 3- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... DAVANIN_KONUSU : Lübnan vatandaşı olan ve 20/10/1990 tarihinde bir Türk vatandaşı ile evlenen davacı tarafından; 1- Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Hatay Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işleminin, 2- Anılan işleme dayanak alınan, 06/04/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali, istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin başvurusu Hatay Valiliğince davaya konu Yönetmelik maddesinde belirtilen şartın taşınmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesine göre evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasında aile birliği içerisinde yaşama şartının yeterli görüldüğü ve bunun haricinde ayrıca ikamet tezkeresi şartına yer verilmediği, bu husus dikkate alındığında davaya konu Yönetmelik hükmünün normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, öte yandan, müvekkilinin 1990 yılından bu yana Türk vatandaşı eşi ile fiilen ve kesintisiz bir şekilde yaşadığı, bu evlilikten çocukları olduğu, dava konusu işlemde ve Yönetmelik düzenlemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ_SAVUNMASI : Davalılar Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların Türkiye'de yerleşim yerlerinin bulunması hâlinde yapacakları başvurularda Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in davaya konu 26. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca en son tarihli ikamet tezkerelerini ibraz etmeleri gerektiği, davacının en son tarihli ikamet tezkeresi ve anılan Yönetmelik'in 26. maddesi uyarınca istenilen belgeler ile ikamet ettiği ilin valiliğine başvurması hâlinde Türk vatandaşlığı kazanmasına ilişkin işlemlere başlanabileceği, başvuruya ilişkin olarak gerekli prosedürleri tamamlamayan davacı hakkında Bakanlık tarafından alınmış bir ret kararının bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktatır. Davalı Hatay Valiliği tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma istemiyle başvuruda bulunan davacının, davaya konu Yönetmelik hükmü gereği başvuru evrakında en son tarihli ikamet tezkeresinin olması gerekirken söz konusu belgenin başvuruya eklenmediği, davacı tarafından başvuruda bulunulurken yerleşim yeri belgesi sunulmuş ise de ikamet tezkeresinin vize muafiyet süresinden sonra Türkiye'de kalmak isteyen yabancılara düzenlenen izin belgesi olduğu, yerleşim yeri belgesinin ise kişinin sürekli kalma niyetinde olduğu yerin bilgilerini içeren resmi evrak olduğu dikkate alındığında mahiyetleri gereği ikame olamayacaklarının açık olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Lübnan vatandaşı olan ve 20/10/1990 tarihinde Türk vatandaşı ile evlenen davacı tarafından evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma talebinin reddi işlemine dayanak oluşturan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26/1-d bendinin iptali istemiyle açılmıştır. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun, "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" başlıklı 16. maddesinde, (1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz. (3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler." hükmü getirilmiş, "Türk vatandaşlığının ikamet şartı aranmaksızın yeniden kazanılması" başlıklı 13. maddesinde de; (1) Millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla aşağıda belirtilen kişiler Türkiye'de ikamet etme süresine bakılmaksızın, Türk vatandaşlığını Bakanlık kararıyla yeniden kazanabilirler. A) Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler. b) Ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybedenlerden 21 inci maddede öngörülen süre içerisinde seçme hakkını kullanmayanlar." olarak hükme bağlanmış, 46. maddesinde ise; "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."hükmüne yer verilmiştir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 46 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmış olan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik, Türk vatandaşlığının kazanılmasına, kaybına, ispatına ve çok vatandaşlığa ilişkin işlemlerin yürütülmesinde uygulanacak usul ve esasları belirlemek, uygulamada birliği sağlamak amacıyla hazırlanmış olup, "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında başvuru için gerekli belgeler" başlıklı 26. maddesinde; "(1) Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan yabancı adına müracaat makamlarınca; "a) İsteği belirten form dilekçe. b) Türk vatandaşı eşe ait müracaat makamlarınca sistemden alınan nüfus kayıt örneği. c) Kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge, vatansız ise temininin mümkün olması halinde buna ilişkin belge. ç) Kişinin kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği gibi belge. d) Yerleşim yeri Türkiye’de bulunuyor ise en son tarihli ikamet tezkeresi. e) Herhangi bir suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunuyor ise onaylı bir örneği. f) Kişinin doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa, doğum tarihinin tamamlanması için ülkesinin yetkili makamlarından alınmış belge, belgenin temin edilememesi halinde ise 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 39 uncu maddesi gereğince işlem yapılmasını kabul ettiğine dair imzalı beyanı. g) Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz." belgelerden oluşan dosya düzenlenir." kuralı getirilmiştir. Aynı Yönetmeliğin, "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında yurt içinde yapılan başvurularda yapılacak işlemler ve uygulanacak esaslar" başlıklı 27. maddesinde, "(1) Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen ve başvuruda aranan şartları taşıdığı anlaşılan yabancı adına 26 ncı maddede belirtilen belgelerden oluşan dosya düzenlenir ve yabancı hakkında il emniyet müdürlüğünden soruşturma yapılması istenir." kuralına, "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında il emniyet müdürlüğünce yapılacak soruşturmaya ilişkin usul ve esaslar." başlıklı 28. maddesinde, "(1) İl emniyet müdürlüğünce evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının; a) Aile birliği içinde yaşayıp yaşamadığı, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak şekilde fuhuş yapmak ve fuhuşa aracılık etmek gibi davranışlarının olup olmadığı, c) Türk vatandaşlığını kazanmasında millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunup bulunmadığı, hususları araştırılır ve oluşan olumlu veya olumsuz kanaat soruşturma formuna açık bir şekilde yazılır. Soruşturma formuna soruşturmaya ilişkin tutanaklar da eklenir. (2) Soruşturması tamamlanan yabancının dosyası il müdürlüğüne iade edilir. Dosya gerekli inceleme ve araştırma yapılmak üzere il müdürlüğünce komisyona gönderilir." kuralına, "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında komisyon tarafından yapılacak işlemler ve uygulanacak esaslar" başlıklı 29. maddesinde de; "(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı ve eşi, komisyon tarafından ayrı ayrı ve birlikte mülakata tabi tutulmak suretiyle evliliğin gerçek bir evlilik ya da Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla yapılmış bir evlilik olup olmadığı araştırılır. (2) Mülakat sonucunda oluşan kanaat evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılmasına ilişkin mülakat formuna yazılır. İl müdürlüğünce dosya karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Yasa hükmü ile Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasının hangi şartlara bağlı olduğu sayılmak suretiyle belirlenmiş iken bir diğer maddesinde, ikamet şartı aranmaksızın vatandaşlığın kazanılması hali düzenlenmiştir. Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması için ikamet izninin aranmayacağı bir durumdan bahsedilmemiştir. Yabancının yasal ikamet izniyle Türkiye’de bulunması ikamet olarak ifade edilirse, ikamet tezkersinin, vize muafiyet süresinden sonra ülkede kalmak isteyen yabancılara düzenlenen izin belgesi olduğu dikkate alındığında, Yasanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesinin Yönetmeliğe bırakılması üzerine, Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması amacıyla yapılan başvuru için gerekli belgeler arasında, Türkiye de ikamet etmesi halinde en son alınan ikamet izin belgesinin de istenilmesinde Yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Lübnan uyruklu olan ve dava tarihinde Hatay'ın Samandağ ilçesinde ikamet eden davacı, bir Türk vatandaşı ile 20/10/1990 tarihinde Beyrut’ta evlenmiştir. Davacı tarafından evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanma amacıyla 01/04/2019 tarihinde Hatay Valiliğine başvurulmuştur. Hatay Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 26. maddesinde belirtilen belgeler arasında yer alan en son tarihli ikamet tezkeresinin bulunmadığından bahisle Yönetmelik’in 25. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca davacının başvurusu reddedilmiştir. Davacı tarafından bu kez yerleşim yeri belgesi ile birlikte 06/05/2019 tarihinde davalı idareye başvurulmuştur. Hatay Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile ibraz edilmesi gereken belgelere yönelik bilgi verilerek gerekli şartların taşınması hâlinde Bakanlık kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılacağı belirtilmiştir. Bunun üzerine, Hatay Valiliğinin... tarih ve ... sayılı işleminin ve anılan işleme dayanak alınan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 26. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali istemiyle 07/08/2019 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 12/06/2009 tarih ve 27256 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun; "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" başlıklı 16. maddesinde, "(1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz. (3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler." hükmüne; "Yönetmelik" başlıklı 46. maddesinde, "(1) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Kanunun uygulanmasında; ... i) İkamet adresi: Türkiye’de adres kayıt sisteminde kayıtlı olunan yeri, j) İkamet izni: Türkiye’de kalmak üzere verilen izin belgesini, ... ifade eder. " hükmüne; "Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Aşağıdaki yabancılar, kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınır ve Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyerek geri çevrilir: a) Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi veya ikamet ya da çalışma izni olmayanlar ile bu belgeleri veya izinleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar b) Vize, vize muafiyeti veya ikamet izin süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaport veya pasaport yerine geçen belgesi olmayanlar c) 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi, 15 inci maddenin birinci fıkrasında sayılan yabancılar (2) Bu maddeyle ilgili olarak yapılan işlemler, geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir. Tebligatta, yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülükleri de yer alır. (3) Bu madde kapsamındaki yabancılar, işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir." hükmüne; "İkamet izni" başlıklı 19. maddesinde, "(1) Türkiye’de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur. İkamet izni, altı ay içinde kullanılmaya başlanmadığında geçerliliğini kaybeder." hükmüne; "İkamet izninden muafiyet" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Aşağıda sayılan yabancılar ikamet izninden muaf tutulurlar: a) Doksan güne kadar vizeyle veya vizeden muaf olarak gelenler, vize süresi veya vize muafiyeti süresince b) Vatansız Kişi Kimlik Belgesi sahibi olanlar c) Türkiye’de görevli diplomasi ve konsolosluk memurları ç) Türkiye’de görevli diplomasi ve konsolosluk memurlarının ailelerinden Dışişleri Bakanlığınca bildirilenler d) Uluslararası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerinde çalışan ve statüleri anlaşmalarla belirlenmiş olanlar e) Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu anlaşmalarla ikamet izninden muaf tutulanlar. f) 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi kapsamında olanlar g) 76 ncı ve 83 üncü maddelerin birinci fıkraları kapsamında belge sahibi olanlar (2) Birinci fıkranın (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen yabancılara, şekil ve içeriği Bakanlık ve Dışişleri Bakanlığınca birlikte belirlenen belge tanzim edilir. Bu yabancılar, ikamet izninden muafiyet sağlayan durumları sona erdikten sonra da Türkiye’de kalmaya devam edeceklerse, en geç on gün içinde ikamet izni almak üzere valiliklere başvurmakla yükümlüdür." hükmüne; "Atıf yapılan hükümler" başlıklı 122. maddesinde, "(1) Diğer mevzuatta, 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanuna yapılmış olan atıflar, bu Kanuna yapılmış sayılır. Diğer mevzuatta geçen yabancılara mahsus 'ikamet tezkeresi' ibaresinden, bu Kanundaki 'ikamet izni' anlaşılır." hükmüne yer verilmiştir. 29/04/2006 tarih ve 26153 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Kanunda geçen; ... ee) Yerleşim yeri adresi: Sürekli kalma niyetiyle oturulan yeri, ... ifade eder." hükmüne yer verilmiştir. 5901 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve 06/04/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in; "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması ve müracaat makamlarınca başvurunun işleme alınmasında uygulanacak esaslar" başlıklı 25. maddesinde, "(1) Kanunun 16 ncı maddesinde sayılan şartları taşıyanlar evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. (2) Başvuruda bulunan yabancı hakkında müracaat makamlarınca araştırma yapılır. Araştırma sonucunda yabancının; a) Bir Türk vatandaşı ile üç yıldan beri evli olmadığı, b) Evliliğin boşanma veya müracaat tarihinden önce ölüm gibi nedenlerle son bulduğu, c) Herhangi bir suçtan dolayı yargılamasının devam ettiği veya hükümlü ya da tutuklu olduğu, ç) 26 ncı madde uyarınca istenen belgeleri ibraz edemediği, anlaşıldığı takdirde başvurusu kabul edilmez ve bu hususta ilgilisine gerekli tebligat yapılır. (3) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancının eşi, sonradan Türk vatandaşlığını kazanmış ise evlilikte geçen sürenin hesaplanmasında Türk vatandaşlığını kazanma tarihi esas alınır." düzenlemesine; "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasında başvuru için gerekli belgeler" başlıklı 26. maddesinde, "(1) Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunan yabancı adına müracaat makamlarınca aşağıda belirtilen belgelerden oluşan dosya düzenlenir: a) İsteği belirten form dilekçe. b) Türk vatandaşı eşe ait müracaat makamlarınca sistemden alınan nüfus kayıt örneği. c) Kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge, vatansız ise temininin mümkün olması halinde buna ilişkin belge. ç) Kişinin kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği gibi belge. d) Yerleşim yeri Türkiye’de bulunuyor ise en son tarihli ikamet tezkeresi. e) Herhangi bir suç nedeniyle hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunuyor ise onaylı bir örneği. f) Kişinin doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa, doğum tarihinin tamamlanması için ülkesinin yetkili makamlarından alınmış belge, belgenin temin edilememesi halinde ise 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 39 uncu maddesi gereğince işlem yapılmasını kabul ettiğine dair imzalı beyanı. g) Hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava Konusu Yönetmelik'in Düzenlemesinin İncelenmesi: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin; ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılmasının, vatandaşlık mevzuatına özgü genel koşulları 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinde belirlenmiş; konuya ilişkin detaylı usûl ve esaslar ise, 5901 sayılı Kanun'un 46. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak ve diğer meri mevzuat hükümleri de dikkate alınarak dava konusu Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'te düzenlenmiştir. Buna göre, 5901 sayılı Kanun'da ikamet tezkeresine yönelik bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de, dava konusu Yönetmelik düzenlemesi ile yerleşim yeri Türkiye’de bulunan başvuru sahiplerinden en son tarihli ikamet tezkeresinin istenilmesi; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nda yer alan, ikamet iznine yönelik kuralların doğal bir gereğidir. Bu itibarla, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması bakımından, 5901 sayılı Kanun'un çizdiği sınırlar çerçevesinde, 6458 sayılı Kanun hükümleri de dikkate alınarak dava konusu Yönetmelik ile en son tarihli ikamet tezkeresinin başvuru sahiplerinden istenilmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi: Somut olayda, Lübnan uyruklu olan ve 1990 yılında beri bir Türk vatandaşı ile evli bulunan davacı tarafından, 5901 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığı kazanabilmek amacıyla 01/04/2019 tarihinde Hatay Valiliğine başvurulmuş, Hatay Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 26. maddesinde belirtilen belgeler arasında yer alan, en son tarihli ikamet tezkeresinin bulunmadığından bahisle Yönetmelik’in 25. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca davacının başvurusu reddedilmiş; ardından davacı tarafından bu kez yerleşim yeri belgesi ile birlikte 06/05/2019 tarihinde davalı idareye başvurulmuş, bu başvuru üzerine Hatay Valiliğinin... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemi ile başvuru sırasında ibraz edilmesi gereken belgelere yönelik bilgi verilerek gerekli şartların taşınması hâlinde İçişleri Bakanlığı kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılacağı belirtilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'ndaki tanımlar değerlendirildiğinde; ikamet izninin (ikamet tezkeresi), Türkiye’de kalmak üzere verilen izin belgesi; yerleşim yeri belgesinin ise sürekli kalma niyetiyle oturulan adresi gösteren belge olduğu anlaşılmaktadır. İkamet izni (ikamet tezkeresi), Türk vatandaşları dışındaki yabancıların Türkiye'de yasal olarak oturum hakkına sahip olmasını sağlayan bir belge iken; yerleşim yeri (ikametgâh) belgesi, Türk vatandaşı veya yabancının yerleşim yerinin bulunduğu adresi gösteren belgeden ibarettir. Sonuç olarak, iki belgenin hukuki niteliği birbirinden farklı olup, dava konusu düzenlemeyle ikamet izni istenilmesindeki amaç, yabancının Türkiye'de ikamet ettiği yerleşim yerini tespit etmek değil, Türkiye'de yasal olarak bulunup bulunmadığını ve kurallara uyma niyetini sorgulayıp teyit etmektir. Bu durumda, davacı tarafından sunulan yerleşim yeri belgesinin Yönetmelik'te istenilen ikamet tezkeresinin (ikamet izni) yerine geçemeyeceği ve ikamet izni veya bu izinden muaf olduğuna yönelik bir belge sunulamadığı dikkate alındığında, dava konusu Yönetmelik uyarınca tesis edilen Hatay Valiliği işleminde de hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.