DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2007 E. , 2024/1389 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2007 Karar No : 2024/1389 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...Kurumu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2019/9579, K:2022/5455 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/05/2018 tarih ve 30417 s
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2007 E. , 2024/1389 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2007 Karar No : 2024/1389 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :...Kurumu Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2019/9579, K:2022/5455 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/05/2018 tarih ve 30417 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 8. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 24/11/2022 tarih ve E:2019/9579, K:2022/5455 sayılı kararıyla; Anayasanın 2. , 5. , 17., 56., 60. ve 65. maddelerine; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. , 63. ve 72. maddelerine; 5502 sayılı, dava konusu düzenlemenin tesis edildiği tarihteki adıyla, Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun, yine aynı tarihte yürürlükte olan 1., mülga 3. ve mülga 41. maddelerine yer verildikten sonra ve anılan düzenleme uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlık yardımları karşılanan kişilerin, sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilerine ait ücretler ile tedavi yardımlarının verilmesine ilişkin usul ve esasların belirtildiği Sağlık Uygulama Tebliğlerinin yayımlandığı açıklaması aktarıldıktan sonra, Kararda yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemlerini, türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye ve genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri, yol, gündelik ve refakatçi giderlerinden yararlanma esas ve usulleri ile bu hizmetlere ilişkin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen ödenecek bedelleri göstermek amacıyla Sağlık Uygulama Tebliğini yayımlamaya yetkili olduğu hususunda kuşku bulunmadığı, Bununla birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri, yol, gündelik ve refakatçi giderleri için ödenecek bedellerin belirlenmesinde, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde sayılan "sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamağı, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonları, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmadığını, kanıta dayalı tıp uygulamalarını, maliyet-etkililik ölçütlerini ve genel sağlık sigortası bütçesini" dikkate almak suretiyle karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, Anılan yetkiye dayanılarak 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin "Antidepresanlar ve antipsikotiklerin kullanım ilkeleri" başlıklı 4.2.2. maddesinin birinci fıkrasında "Trisiklik, tetrasiklik ve SSRI grubu antidepresanlar tüm hekimlerce reçete edilebilir. SNRI, SSRE, RIMA, NASSA grubu antidepresanlar, psikiyatri, nöroloji, geriatri uzman hekimlerinden biri tarafından veya bu hekimlerden biri tarafından düzenlenen uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilebilir. Bupropiyon HCl ve agomelatin yalnızca major depresif bozukluk tedavisinde, psikiyatri veya nöroloji uzman hekimleri tarafından veya bu hekimler tarafından düzenlenen uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilir." kuralının yer almakta iken, dava konusu değişiklik ile birinci cümleden sonra gelmek üzere “Bu gruplar arasında ilaç değişimi gereken hallerde ve/veya bu ilaçların 6 aydan uzun süre kullanılması gereken durumlarda psikiyatri uzman hekimlerince veya psikiyatri uzman hekimlerince düzenlenen uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilmesi halinde bedelleri Kurumca karşılanır.” cümlesinin eklendiği; davacı tarafından anılan değişikliğin iptalinin istenildiği, Uyuşmazlığın çözümü için gerekli görüldüğünden, 11/09/2018 tarihli ara kararı ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan, dava konusu uygulama için hukuken geçerli somut bilgi ve belgelere dayanan bilimsel bir çalışma yapılıp yapılmadığı, hangi tıbbi ve hukuki gerekçelerin göz önünde bulundurulduğu, bu konuya ilişkin komisyon kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise dava konusu değişiklik ile alanına ilişkin düzenleme getirilen nöroloji uzmanı, psikiyatri uzmanları gibi hekimlerin bulunduğu sektör temsilcilerinin bulunup bulunmadığı, Sağlık Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığı, belirleme yapılırken hangi ölçütlerin göz önüne alındığı hususlarında bilgi talep edilmiş; Sağlık Bakanlığından ise dava konusu değişiklik için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Bakanlık görüşüne başvurulup başvurulmadığı, bu değişikliğe ilişkin komisyon kurulup kurulmadığı, komisyon kurulmuş ise alanına ilişkin düzenleme getirilen uzman hekimlerin bulunduğu sektör temsilcilerinin davet edilerek görüşlerinin alınıp alınmadığı hususlarının sorulmasına karar verildiği, Anılan ara kararına verilen cevaplar ile dava dosyasının birlikte incelenmesinden, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen ve 22/11/2018 tarihinde kayda giren cevapta, "Sosyal Güvenlik Kurumunca antidepresan ve antipsikotiklerin kullanım ilkelerine ilişkin yapılan Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği kararının, İlaç Geri Ödeme Komisyonunca alındığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun Sağlık Bakanlığını temsilen komisyon toplantısına katılım sağladığı, söz konusu değişiklik ile ilgili Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından oluşturulan bilimsel komisyonca yapılan değerlendirme sonucunda değişiklik yapılmasının uygun olduğu görüşüne varıldığı ve İlaç Geri Ödeme Komisyonunda bu yönde görüş bildirdiği"nin ifade edildiği; Sosyal Güvenlik Kurumunun 31/07/2017 tarihli Psikiyatri Uzmanlığı Teknik Komisyon Görüş Bildirim Formunda -özetle- "Trisiklik, tetrasiklik ve SSRI grubu antidepresanlardan bir tanesi ile tüm hekimlerce tedaviye başlanabilir. Herhangi bir nedenle ilaç değişimi durumu ile 6 aydan fazla kullanılması durumunda devam eden tedavinin psikiyatri uzmanlarınca yapılması uygundur." yönünde kanaate varıldığı, davalı Kurumca da bu görüşler doğrultusunda dava konusu düzenlemenin yapıldığının görüldüğü, Bu durumda, trisiklik, tetrasiklik ve SSRI grubu antidepresanların tüm hekimlerce reçete edilebileceği, bu gruplar arasında ilaç değişimi gereken hallerde ve/veya bu ilaçların 6 aydan uzun süre kullanılması gereken durumlarda psikiyatri uzman hekimlerince veya psikiyatri uzman hekimlerince düzenlenen uzman hekim raporuna dayanılarak tüm hekimlerce reçete edilmesi halinde bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacağı yolunda getirilen düzenlemenin hukuki, tıbbi ve bilimsel dayanağı bulunduğu gibi kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını öngörmekle kamu yararı ile hizmet gereklerine de uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu kararın açıkça tedavi hakkını ve ilaca erişim hakkını ihlal ettiği; depresyonun süreğenlik kazanmasında ve yinelemesinde en önemli nedenlerden birisinin eksik tedavi olduğu; doz ve tedavi süresine uymanın depresyondan yüksek oranda korunmayı sağladığı; tedaviye kesintisiz devam edilmesi gerektiği, tedavi edilmeyen depresyon sonucunda intihar ve ölüm riskinin arttığı, doğru tanınıp etkili tedavi edildiğinde bir toplum sağlığı sorunu yaratmadığı; dava konusu yapılan düzenleme sonucunda hastaların 6 aydan sonra ilaca erişiminin kesileceği, tedavinin yarım kalacağı ve hastaların bu tür ilaçların kullanımının bir anda bırakılması nedeniyle meydana gelen pek çok yan etki ile karşılaşacağı; yeni düzenleme ile ilaç kullanımı sırasında süreyle bağlı olarak “psikiyatri uzman hekimlerince veya psikiyatri uzman hekimlerince düzenlenen uzman hekim raporuna dayanılması” şartının getirilmesi ile nöroloji uzmanlarınca ve aile hekimlerince düzenlenen raporların süre sonunda geçersiz hale geleceği; Türkiye'de her il veya ilçe hastanesinde psikiyatri uzman hekimi bulunmadığı, bu durumda hastanın, 6 ayı doldurduktan sonra ilacını aile hekimine yazdıramayacağı ve bulunduğu yerde uzman doktor bulunmadığı için tedaviye erişiminin zorlaşacağı ve belki tedaviyi sonlandırmak zorunda kalacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 24/11/2022 tarih ve E:2019/9579, K:2022/5455 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 13/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.