4. Hukuk Dairesi 2023/1292 E. , 2023/3158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/315 Değişik İş-2021/317 Karar SAYISI : İHK-2021/9171 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısmen kabulüne SAYISI : K-2021/20352 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davac
**4. Hukuk Dairesi 2023/1292 E. , 2023/3158 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/315 Değişik İş-2021/317 Karar SAYISI : İHK-2021/9171 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısmen kabulüne SAYISI : K-2021/20352 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı sigortalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) ile sigortalı aracın 23.01.2019 tarihinde karıştığı kaza neticesinde %12 oranında malul kaldığını, davalıya başvuru yapmışlarsa da cevap verilmediğini, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Davacı talebini 02.02.2021 tarihinde 102.400,98 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, usulden red kararı verilmesini talep ettiklerini, kusur oranı ve teminat limiti kadar sorumlu olduklarını, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak, tazminat hesaplamasının aktüer sicile kayıtlı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz yönteminin esas alınmasını, davacının emniyet kemeri kullanmadığını bu nedenle müterafık kusur indirimi yapılması ve vekalet ücretinin yönetmelik gereği beşte bir oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyaya alınan kusur raporu ile davacının içinde bulunduğu araç sürücüsünün 23.01.2019 tarihli kazada %25 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu bulunduğu, başvuranın maluliyet oranının tespiti maksadı ile düzenlenen Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesinde düzenlenen raporda Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %8.1 oranında sürekli maluliyeti olduğu, aktüer bilirkişi tarafından Yargıtay ilkelerine uygun olarak hazırlanan raporda PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alındığı takdirde davacının 102.400,98 TL, TRH 2010 Yaşam Tablosu 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılan hesaplamada ise 75.101,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığını, Yargıtay emsal kararları çerçevesinde PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminine göre hesap edilen tazminat miktarının gerçek zarar kapsamında kabulü gerekeceği" gerekçesi ile başvurunun kabulü ile 102.400,98 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; gerekli belgeler sunulmadığından dava şartının gerçekleşmediğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre yapılması gerektiği, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmektedir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruda belge eksikliğinin dava şartı olduğu yolunda hüküm bulunmadığı, kaldı ki dava şartı dahi olsa tamamlanması için kesin süre verileceği, süresi içinde tamamlanmadığı takdirde dava şartı yokluğundan usulden red karar verileceği, karara esas alınan maluliyet raporunun usule uygun olduğu, tazminat hesaplamasında trh 2010 yaşam tablosunun uygulanması gerektiğinden bu tabloya göre yapılan 75.101,00 tl tazminatın kabul edilmesi gerektiği, her ne kadar davalı vekili emniyet kemeri takılmadığından müterafık kusur indirimi yapılması gerekiği yönünden itiraz mevcutsa da kaza tespit tutanağında bu hususun "belirlenemedi" olarak işaretlendiği, başvuranın yaşı dikkate alınınca, sürücünün alkollü olması halinin başvuran açısından araca binmeme yönünde irade kullanamayacağından müterafık kusur indirimi talebinin reddi gerektiği, başvuranın nispi tam oranda vekalet ücreti alması gerektiği gerekçeleri ile davalının itirazlarının kısmen kabulü ile 75.101,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif ranta göre hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının gerçekleşmediğini, maluliyet raporunun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporuna göre tanzim edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının 18 yaşından itibaren yapılması, emniyet kemeri takılmadığından müterafık kusur indirimi yapılması, başvuran lehine tam ve nispi oranda vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 23.01.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, karara esas alınan maluliyet raporunda başvuranın %8.1 oranında maluliyetinin olduğunun kabul edildiği ancak kaza tarihine göre Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin geçerli olduğu ve dosyada bu yönetmeliğe göre alınan raporda davacının maluliyet oranının %12 olarak belirlendiği her ne kadar davalı vekili tarafından rapora itiraz edilmişse de geçerli yönetmelikte belirlenen oranın davalı aleyhine olduğu, kaza tarihinde 13 yaşında olan davacının bilinen ve bilinmeyen dönemlerinin hesaplanması gerektiğinden 18 yaşından itibaren hesaplama yapılması yönünde yapılan itirazın yerinde olmadığı, başvuranın emniyet kemeri takıp takmadığının kaza tespit tutanağında belirsiz olarak işaretlendiğinin anlaşılmış olmasına göre göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının diğer temyiz nedenlerine gelince; Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ... sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerekir ise de, davacı vekilince Uyuşmazlık Hakem Heyetince PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen karara itiraz edilmediğinden, PMF Yaşam Tablosunu davacı kabul etmiş sayılacağından PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü kullanılarak yapılan hesaplama uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3. Davalının diğer temyiz nedenlerine gelince; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının davacı yararına (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.