19. Ceza Dairesi 2018/4298 E. , 2018/11496 K. 1111 sayılı Askerlik Kanunu’na aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 11.516,00 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu'nun 24/10/2017 tarihli ve 5577 Esas, 321 Karar sayılı idari para cezası karar tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Bafra Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/2273 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine …
**19. Ceza Dairesi 2018/4298 E. , 2018/11496 K.** **"İçtihat Metni"** 1111 sayılı Askerlik Kanunu’na aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 11.516,00 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu'nun 24/10/2017 tarihli ve 5577 Esas, 321 Karar sayılı idari para cezası karar tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Bafra Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/12/2017 tarihli ve 2017/2273 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Samsun 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/01/2018 tarihli ve 2018/328 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 30/05/2018 gün ve 94660652-105-55- 2524-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/06/2018 gün ve 2018/48775 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 66. maddesinde “(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.” şeklindeki düzenleme; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 8. maddesinde “26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri bu kanunda yer verilen suçlar hakkında da uygulanır. Ancak, bu Kanun'un fer'î askeri cezalara ve cezaların ertelenmesine ilişkin hükümleri ile zamanaşımına ilişkin 49. maddesinin (A) bendi hükümleri saklıdır.” şeklindeki düzenleme; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanun'un 49. maddesinin (A) bendinde "Yoklama kaçağı, bakaya, saklı ve firar fiilleri hakkında dava müruru zamanı, bütün askeri mükellefiyetlerin veya bizzat girmiş oldukları taahhüdün bitmesinden itibaren başlar" şeklindeki düzenleme; 1111 sayılı Askerlik Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasında "Askerlik çağı her erkeğin esas nüfus kütüğünde yazılı olan yaşına göredir ve yirmi yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününden başlayarak 41 yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününde bitmek üzere en çok yirmi bir sene sürer" şeklindeki düzenleme ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20. maddesinin 5560 sayılı Kanun'un 33. maddesi ve 6111 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 1 ve 2. fıkralarında yer alan “(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez. (2) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır. Ancak, 89 uncu maddesi hariç olmak üzere 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanun, … belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer.” şeklindeki düzenlemeler göz önüne alınarak yapılan incelemede; Somut olayda yoklama kaçağı eylemi açısından zamanaşımı süresinin hesaplanmasında 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 49. maddesinin (A) bendindeki zaman aşımı süresinin uygulanması gerektiği, kabahatli ...'nun doğum tarihinin 14/02/1962 olduğu, 41 yaşına girdiği senenin Ocak ayının birinci günü olan 01/01/2003 tarihinde suçun kesintiye uğradığı, yoklama kaçağı suçundan sekiz yıllık dava zamanaşımı süresinin ise 01/01/2011 tarihinde dolacağı gözetilmeksizin, karar tarihi itibariyle soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alınarak itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü; Anayasa Mahkemesi'nin 30/03/2011 tarihli ve Esas 2007/95, Karar 2011/61 sayılı kararı ile, "22/05/1930 günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 11/12/1935 günlü, 2862 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile değiştirilen 49. maddesinin (A) fıkrasında yer alan; "...fiilleri hakkında dava müruru zamanı, bütün askeri mükellefiyetlerin bitmesinden itibaren işlemeğe başlar." ibarelerinin, "bakaya kalmak suçu" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş olması karşısında, AsCK'nun 63. maddesi bakımından da TCK’nun dava ve ceza zamanaşımına ilişkin sürelerin geçerli olacağı bununla birlikte, Muteriz ... hakkında Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastahanesi tarafından düzenlenen 21/09/2017 tarihli ön bildirim raporunda "sağ göz fitizis bulbi, Remisyonda bipolar bozukluk" teşhisi ile askerliğe elverişli değildir" şeklinde resmi rapor düzenlendiği, raporda ayrıca rapor ile kesin işlem yapılamayacağının, şahsa ait esas rapor olan “TSK Sağlık Raporu” onay işlemlerinin tamamlandıktan sonra gönderileceğinin bildirildiği, yine ön bildirim raporunda belirtilen muterizin sağ gözündeki rahatsızlığının, muterizin yoklama kaçağı kaldığı dönemi kapsayıp kapsamadığının belirtilmediği gerekçeleriyle itiraz eden hakkında uygulanan idari para cezası tutanağının usul ve yasaya uygun olduğundan başvurunun reddine karar verilmiş ise de; muterizden daha önce bu rahatsızlıklardan tedavi görüp görmediği öğrenilerek, tedavi görmüş ise o belgeler de temin edilip rahatsızlıklarının yoklama kaçağı kaldığı dönemi kapsayıp kapsamadığı tespit edilip, askerliğe elverişlilik durumu hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın itirazın reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; bu husustan kanun yararına bozmaya gelinip gelinmeyeceğinin açıklığa kavuşturulması amacıyla gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.