8. Hukuk Dairesi 2023/1169 E. , 2024/1271 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2316 E., 2022/2967 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2021/219 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından isti
**8. Hukuk Dairesi 2023/1169 E. , 2024/1271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2316 E., 2022/2967 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/257 E., 2021/219 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sonucunda İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi ... Mahallesi 8766 ada 4 parsel sayılı taşımaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, parsel üzerindeki dört katlı betonarme yapı ve arsası beş yılı aşkın süredir yusufoğlu ... kullanımında olduğu belirtilerek 215,00 m2 yüzölçümlü olarak 7143 sayılı Vergi Ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un (7143 sayılı Kanun) Geçici 1 inci Maddesi uyarınca ... Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmaz üzerinde fiili kullanım miktarının 260,00 metrekare olması gerekirken 215,00 metrekare olarak eksik tespit edildiğini belirterek tespite itiraz etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (B) harfi ile gösterilen kısmın 8766 ada 3 ve 4 nolu parseller üzerinde bulunan binaların arasındaki boşluk kısım olduğu, bu boşluk kısmın 4 nolu parsel kullanıcısı olan davacı tarafından demir kapı ile kapatılıp arka taraftaki bahçesine ulaşmak için kullanıldığı, bu boşluk kısmın devamında yer alan raporda (A) harfi ile gösterilen kısmın ise 2 nolu parsel yönünden duvar ve tel örgü ile çevrili davacının bahçe olarak kullandığı bölüm içerisinde yer aldığı, dolayısıyla bilirkişi raporunda (A ve B) harfi ile gösterilen kısımların davacının kullanımında olması nedeniyle bu kısımların davacının kullanımındaki 8766 ada 4 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, bilirkişi raporunda binanın çıkması olarak gösterilen kısma yönelik kadastro tutanağı düzenlenmediğinden bu talep yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, verilen karara karşı davalılar ve dahili davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadastro tespit tarihinde (A ve B) harfi ile gösterilen kısımların davacının fiili kullanımında bulunduğu anlaşıldığı, çıkma olarak gösterilen kısma yönelik talep bakımından bu kısım hakkında istinaf talebinde bulunan davalılara yöneltilmiş bir dava bulunmadığı, bu kısımda davalıların herhangi bir ileri sürebilecek haklarının olmadığı, bu nedenle bu kısma yönelik verilen kararı da istinaf etmekte hukuki yararları olmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi