Başvuru, mal varlığına tedbir konulması nedeniyle mülkiyet hakkının; ceza infaz kurumunda uygun olmayan şartlarda tutulma nedeniyle kötü muamele yasağının; velayet altındaki çocukların hafta sonu ceza infaz kurumuna ziyaretinin kısıtlanması nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının; gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğun makul süreyi aşması, sulh ceza hâkimliklerinin bağımsız ve tarafsız olmaması, tutukluluğa itira
Başvuru, mal varlığına tedbir konulması nedeniyle mülkiyet hakkının; ceza infaz kurumunda uygun olmayan şartlarda tutulma nedeniyle kötü muamele yasağının; velayet altındaki çocukların hafta sonu ceza infaz kurumuna ziyaretinin kısıtlanması nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının; gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğun makul süreyi aşması, sulh ceza hâkimliklerinin bağımsız ve tarafsız olmaması, tutukluluğa itirazların değerlendirilmemesi, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, yakalama ve tutuklama nedenleri ile suçlamaların bildirilmemesi ve bir kısım tutukluluk incelemesinin kanunda öngörülen süre içinde yapılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/1/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon tarafından başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği, mülkiyet, özel hayata ve aile hayatına saygı ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine yönelik iddialarının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğine yönelik iddiaların ise kabul edilemez olduğuna karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde bir askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350). B. Başvurucuya İlişkin Süreç Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 16/7/2016 tarihinde; hâkim olarak görev yapmakta olan başvurucunun görevden uzaklaştırılmasına, 29/11/2016 tarihinde ise meslekten ihraç edilmesine karar vermiştir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ağır cezalık suçüstü hâli bulunduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 12/8/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması istemiyle İzmir Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Hâkimlik başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19/8/2016 tarihinde tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Şüpheliler T. ve Mehmet Yıldız'a [başvurucu] isnat edilen Silahlı Terör örgütüne üye olmak suçunun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, HSYK'nın yukarıda bahsedilen yazıları, Ankara Başsavcılığının 11/08/2016 tarih ve 2016/115506 sor. sayılı dosyası, yazısı ve ekindeki listesi göz önüne alınarak şüphelilerin isnat edilen suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunması, delillerin henüz toplanamamış olması, atılı suçun katalog suçlardan olması, dolayısıyla yasada belirtilen bir tutuklama nedeninin var olması, atılı suç için belirlenen ceza miktarı dikkate alındığında şüphelilerin kaçma şüphesinin bulunduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde tutuklamanın ölçülü olduğu ve tutuklamadan beklenen gayenin adli kontrol hükümleri ile sağlanamayacak olması dikkate alınarak şüphelilerin CMK 100 ve müteakip maddeleri uyarınca tutuklanmalarına ... [karar verildi.]" İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu hakkında soruşturma yapma yetkisinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığında olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Başvurucu; tutuklandıktan sonra tutukluluk hâlinin devamına dair kararlara süresinde itiraz ettiğini ancak itirazına cevap verilmediğini, bireysel başvurusuna konu tutukluluk hâlinin devamına dair verilen 7/12/2016 tarihli karara karşı da süresinde itiraz etmesine karşın Sulh Ceza Hâkimliğince herhangi bir cevap verilmediğini belirtmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 7/12/2016 tarihinde başvurucu hakkında verilen tutukluluk hâlinin devamına dair karara karşı başvurucunun 19/12/2016 tarihli dilekçesiyle itiraz ettiği görülmektedir. Buna karşılık anılan itiraza ilişkin olarak herhangi bir karar verildiği tespit edilememiştir. Başvurucu 2/1/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı 19/6/2017 tarihli iddianame ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması istemiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinde kamu davası açmıştır. İddianamede, başvurucunun ByLock isimli programı kullandığına ilişkin tespit ile telefon kayıtlarına dayanıldığı görülmüştür. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi (Mahkeme) iddianameyi kabul etmiş ve E.2017/4 sayılı dosya üzerinden ilk derece mahkemesi sıfatıyla kovuşturma aşamasına başlamıştır. Mahkeme 14/7/2017 tarihinde yaptığı ilk duruşmada başvurucunun savunmasını almıştır. Mahkeme 6/10/2017 tarihinde, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu, karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuş; Yargıtay Ceza Dairesi 9/4/2018 tarihinde temyiz talebinin kabulüne ve mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı üzerine Mahkeme 28/6/2018 tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tekrar 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş, bu karar Yargıtay Ceza Dairesinin 17/6/2019 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir. İlgili hukuk için bkz. Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, §§ 47-50; Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-