(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/12573 E. , 2013/13267 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, vakıf senedinde yapılan değişikliklerin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özell…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/12573 E. , 2013/13267 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, vakıf senedinde yapılan değişikliklerin tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Davacı vakfa ait senedin 1. maddesinde vakfın adı "Ülkem ve Kırşehir Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı" iken, yapılan yeni düzenleme ile vakfın adı "Ülkem Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı" olarak değiştirilmek istenmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, vakıf hukukunda esas olan vakfın kuruluş senedine yansıyan kurucu iradenin -yasaların buyurucu hükümlerine aykırı olmamak koşuluyla- olduğu gibi korunması ve sürdürülmesidir. Davacı tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve bu hususta mahkemece bir araştırma yapılmadan, kuruluş sırasında kurucu irade tarafından belirlenen vakfın adının değiştirilmesine ilişkin senet değişikliğinin tesciline karar verilmesi, 2-4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 101. maddesi hükmüne göre vakıf, gerçek ve tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleri ile oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur. Kurulmuş olan bir vakfın özgülendiği amacı doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfın kuruluş senedinde belirlenen amacı ve örgütlenme biçimi, zorunluluk olmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Bununla birlikte vakfın amacı geçen zaman içinde tamamen değişik bir anlam ve nitelik kazanmış olursa, ancak bu nedenle değiştirilmesi söz konusu olacaktır. Türk Medeni Kanunu'nun 113. maddesinde; vakfın asıl amacının niteliği ve kapsamı vakfedenin vakıf senedinde belirttiği isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olursa, amacın değiştirilmesinin mümkün olduğu hükme bağlanmıştır. Burada ölçü, vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmesidir. Amacın değiştirilmesi için objektif ve subjektif koşulların birlikte bulunması gerekir. Objektif koşullar amacın anlam ve içeriğini yitirmesine, subjektif koşullar ise değişmiş olan amacın artık vakfedenin isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olmasına bağlıdır. Ancak bu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda vakıf yönetim organının veya denetim makamının başvurusu üzerine mahkemece diğerinin yazılı görüşü de alındıktan sonra vakfın amacı değiştirilebilir. Somut olayda, dava konusu vakfın amacını düzenleyen senedin 4. maddesinde Eğitim, Kültürel, Sağlık, Sosyal ve Ekonomik Amaçlar başlıkları altında sayılan tüm çalışma ve faaliyetler, özellikle ve ağırlıklı olarak "Kırşehir’e, Kırşehir’li olanlara, Kırşehir’de yaşayanlara, Kırşehir’de yapılan faaliyetler" ile sınırlı tutulmuş iken, bu madde metninden belirtilen ifadeler çıkarılmak suretiyle ülke geneli gibi daha geniş kapsamlı bir ifadeyle vakfın amacının kuruluş iradesine aykırı olarak genişletildiği ve değiştirildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, vakıf senedinin 4. maddesinde yapılan sözkonusu değişikliğin yukarıda açıklanan esaslara ve özellikle Türk Medeni Kanunu'nun 113.maddesinde öngörülen koşullara uygun düşmediği gözetilmeden söz konusu senet değişikliğinin tesciline karar verilmiş olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.