8. Hukuk Dairesi 2018/4796 E. , 2020/1996 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiş, Mahkemece aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine dair veri…
**8. Hukuk Dairesi 2018/4796 E. , 2020/1996 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiş, Mahkemece aktif husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 6. maddesine göre, mazbut vakıflar ... tarafından yönetilir ve temsil edilir. Mülhak vakıflar ise Anayasaya aykırılık teşkil etmeyen vakfiye şartlarına göre Meclis tarafından atanacak yöneticiler eliyle yönetilir ve temsil edilir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu .. İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Sokağında bulunan 1081 ada 17 parsel sayılı, 62,80 m² sahalı ahşap ev niteliğindeki taşınmaz tapuda ,,,Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı adına kayıtlı ise de adı geçen vakıf, Vakıflar İdare Meclisi'nin 31.7.1980 tarihli ve 299/304 sayılı karar ile mazbut vakıflar arasına alındığı anlaşıldığından davacı idarenin eldeki davayı açmak hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 02.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.