9. Hukuk Dairesi 2025/9547 E. , 2026/814 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1207 E., 2025/2188 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/11 E., 2024/243 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo…
9. Hukuk Dairesi 2025/9547 E. , 2026/814 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1207 E., 2025/2188 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/11 E., 2024/243 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 27.03.1995-25.11.2022 tarihleri arasında mermer ustası olarak haftalık 2.200,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait işyerinde 27.03.1995-25.11.2022 tarihleri arasında vasıfsız işçi olarak asgari ücretle çalıştığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kıdem tazminatını aldıktan sonra işyerinde çalışmaya devam etmek istediğini beyan etmesi üzerine davacının iş sözleşmesini 25.11.2022 tarihinde tek taraflı feshettikten sonra kıdem tazminatının ödendiğini, daha sonra davacının işyerine gelmediğini, iş sözleşmesi eylemli olarak davacı tarafından feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 27.03.1995-25.11.2022 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde çalıştığına dair taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, işten ayrılış bildirgesinde çıkış kodunun (4 Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak bildirildiği, davalı işverence davacının kıdem tazminatını alıp çalışmaya devam edeceğine dair bir anlaşma belgesi sunulmadığı gibi davacının devamsızlık yaptığına dair tutanak tanzim edilmediği, davalı işverenin fesih bildirimiyle bağlı olduğu, davalı işverence bildirilen işten çıkış kodu ve davacıya yapılan kıdem tazminatı ödemesi dikkate alınarak iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde haklı nedenle sonlandırıldığı ya da davacının işe gelmeyerek eylemli olarak iş sözleşmesini feshettiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, çalışma süresine göre 484 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, tanık anlatımları ile ispatlanan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ıslaha karşı zamanaşımı def'i dikkate alınarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere göre kıdem tazminatı ödenmesi sonrası davacının işe gelmeyerek eylemli olarak iş sözleşmesini feshettiğinin davalı işverence ispatlanamadığı, emsal ücret araştırması, davacı tanıklarının elden ödeme ve ücret bilgisine ilişkin beyanları ile davacının yaptığı iş ve kıdem süresi birlikte bakıldığında davacının ücret iddiasını ispat ettiği, ücret bordrosu veya puantaj kaydı bulunmadığından davacı tanıklarının beyanına göre ıslaha karşı zamanaşımı def'i gözetilerek belirlenen fazla çalışma ve genel tatil ücreti hesabının isabetli olduğu, davacı asılın isticvabı ile birlikte davacının çalışma süresi boyunca izin kullandığının yazılı ve imzalı belge ile işverence ispat edilemediği, dava ve ıslah tarihi itibariyle yıllık izin ücretinin zamanaşımına uğramadığı, buna göre davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 2. Davacının müvekkile ait iş yerinde vasıfsız işçi olarak asgari ücret ile çalıştığını, 3. Cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu halde İlk Derece Mahkemesi tarafından ıslaha karşı zamanaşımı def'i olarak değerlendirilmek suretiyle fazla çalışma ücretinin hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 4. Fazla çalışma ücreti talebinin kabul edilmemesi gerektiğini, 5. Ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplanması ve hüküm altına alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6. Yıllık izin ücretinin hesaplanması ve yapılan bu hesaplama üzerinden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; aylık ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, davacının ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının ispatlanması ile zamanaşımı def'ine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.