(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12182 E. , 2007/194 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.10.2006 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar i…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12182 E. , 2007/194 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.10.2006 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, merada aidiyet belirlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava reddedilmiş, hüküm davacı köy tüzel kişiliğince temyiz edilmiştir. Davanın devamı sırasında çekişme konusu 2013 parsel sayılı taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırıldığı, sınırlandırma kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı ... Köyü tarafından davalı ... Köyü aleyhine açılarak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/56 Esasına kaydedilen elatmanın önlenmesi davasının yargılaması sonucu davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesi sonucu 1. Hukuk Dairesi’nce «dava konusu olan yerin taraf köylerin müstakil yaylası olduğu yolunda getirilen deliller iddia ve savunmanın gerçekliğini ortaya koyacak nitelikte değildir. Deliller davacı köyün istiklal iddiasına dayanan davasının kabulüne yeterli olmadığı cihetle reddi gerekli olduğu düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi yolsuzdur» gerekçesiyle bozulmuş, davalı köyün karar düzeltme istemi reddolunmuştur. Görülüyor ki; kesinleşen yargı kararıyla sonradan 2013 parsel sayısını alan merada taraf köylerin süregelen zilyetliklerinin müstakil olmadığı, her iki köyün de meradan yararlandıkları saptanmış bulunmaktadır. Esasen temyiz konusu mahkeme kararının gerekçesinde de, dava sonuçta reddedilmiş olunsa bile, müşterek kullanımın varlığı kabul edilmektedir. Böyle olunca, mahkemece çoğun içinde az da bulunur kuralı gereğince dava konusu 2013 parselin taraf köyler arasında müştereken kullanıldığı kabul edilerek dava tümüyle reddolunmamalı, davalının müşterek kullanmaya elatmasının önlenmesine karar verilmekle yetinilmelidir. Kesinleşen yargı kararıyla ortaya çıkan saptama bir yana bırakılarak davanın bütünüyle reddi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.