Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7140 E. , 2024/3483 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7140 Karar No : 2024/3483 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7140 E. , 2024/3483 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/7140 Karar No : 2024/3483 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının taşınmazına, kanuni temsilcisi olduğu ... İnşaat Kuyumculuk Limited Şirketinden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağı olan ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin olarak 06/09/2021 tarihinde davacının adresine çıkarılan birinci tebligatın adresinde bulunamaması nedeniyle iade edildiği, 22/09/2021 tarihinde gönderilen ikinci tebligatın da yine adresinde bulunamaması nedeniyle yapılamaması üzerine tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı; ancak, söz konusu pusulada tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhine yer verilmediği, bu durum posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilmediğinden tebliğin usulsüz olduğu; dolayısıyla, ortada usulüne uygun olarak kesinleşmiş amme alacağından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının taşınmazına uygulanan haciz kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerinin tebliğinin usulüne uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava konusu hacze dayanak davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin davacının adresine tebliğe çıkarıldığı, adreste bulunamaması nedeniyle tebligat çıkaran mercie iade şerhi düşülerek tebliğin iade edildiği, ödeme emri ikinci kez aynı adrese tebliğe çıkarıldığında ise davacının adı soyadı, tebliğ evrakını gönderen idare ve 22/09/2021 tarihinin yazılı olduğu tebligat pusulasının, muhatabın kapısına yapıştırıldığının anlaşıldığı olayda, yapılan tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen tebliğ usulüne aykırı olduğundan bahsedilemeyeceğinden, dolayısıyla usule uygun şekilde tebliğ edilip dava konusu edilmeyerek kesinleşen kamu alacağının tahsiline yönelik tesis edilen haciz işleminin, davacının kanuni temsilcisi olduğu dönemler, borçtan sorumluluğu, haczin diğer şartları yönünden hukuka uygun olup olmadığı yolunda uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.