11. Hukuk Dairesi 2012/5914 E. , 2013/19173 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.02.2012 tarih ve 2011/188-2012/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisind…
**11. Hukuk Dairesi 2012/5914 E. , 2013/19173 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.02.2012 tarih ve 2011/188-2012/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,müvekkilinin 1998 yılından bu yana “Bereket” markası ile hazır döner üretim ve satışı yaptığını,bu markayı tanıtarak güven ve kalite sembolü haline getirdiğini, ”bereket” ve “özde bereket” markasını TPE nezdinde tescil ettirdiğini, ayrıca kendi tescil kapsamı dışında kalan “yiyecek içecek sağlanması” hizmetleri için 172319 no'lu “bereket” ve 2006/25192 no'lu “bereket şekil” markasının inhisari lisans hakkının süresiz olarak müvekkiline ait olduğunu, “özde bereket” ve bereket” markalarının ve bunlara benzer ibarelerin özellikle et döner ürünleri, hazır yemek ürünleri, yiyecek içecek sağlanması hizmetleri için kullanım hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin ”bereket” ibareli çok sayıda marka tescilinin bulunduğunu, davalının ise “Bereketli Halk Döner Restorant+Şekil” ibaresini tescil ettirdiğini, bu tescilin hukuka aykırı olduğunu, karıştırma ihtimali meydana getirdiğini, davalı tarafın iltibas yaratarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, benzer bir markayı tescil ettirmek için davalı tarafın TPE'ye yaptığı tescil başvurusunun da reddedildiğini ileri sürerek, müvekkiline ait markanın esaslı unsurlarını kendi markası içinde esaslı unsur olarak kullanarak iltibas yaratan davalı adına tescilli 13/06/2007 tarih, 2005/19467 no'lu “Bereketli Halk Döner Restorant+Şekil” markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının “Bereket” ibaresini tek başına sahiplenmeye çalıştığını, oysa bu ibarenin başka firmalar adına da marka tescillerini içerdiğini, davacı ile müvekkili arasında derdest olan davalar bulunduğunu, “Beyoğlu Bereket Halk Döner Restaurant” markasının müvekkili şirketin kurucusu ... tarafından oluşturulduğunu,davacı şirketin, müvekkili ...'e işletmeyi devreden Hayrettin Taşkıran'ın kurucusu ve hakim ortağı olduğu şirket olduğunu,davacı şirketin kurucusu ve hakim ortağı Hayrettin Taşkıran'ın 28/05/1998 tarihinde “B Bereket Halk Döner” isimli işyerini tüm eşyası, malvarlığı aktifi ve pasifi ile birlikte müvekkiline devrettiğini, işletme bir bütün halinde devredilmiş olup, devir yapılırken ismin yazılı olduğu levhalar da devredilen eşyalar arasında olduğundan markanın da devredildiğini, Hayrettin Taşkıran'ın işyerini devrettikten sonra ticari hayattan çekildiğini ve aradan geçen 9 yıla yakın zaman içerisinde lokanta ve restoran işletmediği gibi, “Bereket” ve “Bereket Döner”adı ile herhangi bir faaliyetinin olmadığını, bu markaları herhangi bir şekilde kullanmadığını, bir süre sonra Hayrettin Taşkıran'ın kendi adına tescilli olan “B BH Bereket Halk” markasını kendi kurduğu davalı şirkete devrederek pişmemiş döner eti üretimine,davacı şirketin de önce “Özde Bereket”ünvanı ile daha sonra da şimdiki ünvanı ile büfelere döner eti satma faaliyetine başladığını,müvekkilinin markası ile davacının markası farklı olduğundan karışıklık iddiasının yerinde olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait marka tescilleri ile dava konusu olup, hükümsüzlüğü istenen marka arasında sınıfsal benzerlik ve marka benzerliği bulunduğu, özellikle davacıya ait 185149, 2000/15162 başta olmak üzere davacının döner emtiası üzerinde eskiye dayalı marka tescillerinin ve fiili kullanımının mevcut olduğu, böylece “Bereket” sözcüğü ile döner emtiasının davacı bakımından özdeşleştiği, yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinde “Bereket” ya da “Bereketli” ibaresinin davalı tarafından kullanılması durumunda, bu mal veya hizmetlerin davacıdan kaynaklandığı yönünde yanlış bir algının oluşacağı, her iki tarafa ait markada “Bereket” sözcüğünün asli ve ayırt edici unsur olduğu, bu sözcük nedeniyle markalar arasında işletmesel bağlantı, intibanın meydana geleceği, markalar arasında sınıfsal benzerlik yanında görsel ve işitsel benzerliğin bulunduğu, böylece bir bütün olarak değerlendirildiğinde bıraktıkları genel intiba nedeniyle karıştırma ihtimalinin ortaya çıktığı, nitekim davalı adına tescil başvurusu yapılan 2005/32371 başvuru numaralı markada yer aldığı gibi “Beyoğlu Bereket Halk Döner Restorant” ibareli marka ile davacıya ait marka arasında karıştırma ihtimali nedeniyle Ankara 3 No'lu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 2006/549 Esas, 2008/125 Karar sayılı kararın da temyiz incelemesinden geçerek onandığı gerekçesiyle, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 42/1-b maddeleri gereğince davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve TPE sicilinden terkinine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.