11. Hukuk Dairesi 2011/8501 E. , 2012/2319 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- Ak Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- Yapı Kredi Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. M. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2010 tarih ve 2009/71-2010/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılm
**11. Hukuk Dairesi 2011/8501 E. , 2012/2319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- Ak Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 2- Yapı Kredi Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. M. ... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/04/2010 tarih ve 2009/71-2010/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ......... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı ...'ın müvekkiline Grup Sağlık Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ...'ın kendisine ait sürücüsü olduğu ve davalı ...Ş.'ye zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan araç ile, davalı ...'in maliki ve ...'in sürücüsü olduğu ve davalı ...Ş. nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan aracın çarpışması sonucu sigortalının yaralandığını, her iki araç sürücüsünün müştereken ve müteselsilen kusurlu bulunduğunu, müvekkili tarafından tedavi giderlerinin ödendiğini, sigortalısının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek 46.143.94 TL alacağın avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili, davacı tarafın sigortalısının müvekkili şirkete sigortalı aracı kullanan şahıs olmasından dolayı halefiyet hakkına dayalı tazminat isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu savunmuştur. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalı ...'in %75, davacının %25 kusurlu olup, davalı ...'in zarardan işleten davalı ...'in sürücü olarak , davalı ...Ş.'nin poliçe limitinin 125.000.00 TL sorumlu olduğu, Ak Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. yönünden davanın pasif husumeti yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 33.996.00 TL'nin Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yönünden dava, diğer davalılardan ödeme tarihinden tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir. .../... -2- 1-Karar tarihinden sonra temyiz aşamasında yürürlüğe giren 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Yasa'nın 59 ncu maddesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 nci maddesini başlığı ile birlikte değiştirmiş ve trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince belirlenen primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarından belirli bir oranın Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağını, yine aynı Yasa'nın geçici 1 nci maddesi ile de bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen tarafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemiştir. İlke olarak, herhangi bir yasa veya düzenleyici kural, hukuksal sonuçlarını yürürlüğe girdiği tarihten sonrası için doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilememeleri, yani geçmişe etkili olmamalarıdır. Yasaları uygulama durumunda bulunanlar, başta mahkemeler olmak üzere, yasaları geçmişe etkili sonuçlar doğuracak şekilde yorumlamamakla yükümlüdürler. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanun koyucu bu kaidenin aksine düzenleme yapabilir. Bunlardan ayrı devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural, derhal yürürlüğe girme niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuç doğuracaktır. Tamamlanmış hukuki durumların yeni yasa veya düzenleyici kuraldan etkilenmemesi, kazanılmış hakların korunmasının ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesi hükmünde yer alan Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir ilkesinin sonucudur. Tüm bu açıklamalar ışığında, 6111 sayılı Yasa'nın 59 ve geçici 1 nci maddesinin somut olaya uygulama olanağının olup olmadığının değerlendirilmesi için mahkemece verilen kararın davalı ...Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm ve davalı ...Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ...Ş. yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacının tüm davalı ...Ş.'nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'ye iadesine, 22/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 06/03/2012- M.A.