4. Hukuk Dairesi 2009/8259 E. , 2010/3982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/06/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor i
**4. Hukuk Dairesi 2009/8259 E. , 2010/3982 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/06/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; haksız şikayet yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalının haksız şikayette bulunarak, adam kayırma, etnik ayrımcılık, yasalara aykırı proje yapma, rüşvet alma gibi suçlamalarla kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek, uğradığı manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davalının şikayet hakkını sınırlarını aşacak biçimde kullandığı kabul edilerek, ileri sürülen adam kayırmak, partizanlık, rüşvet almak ve vermek suçlamalarının davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Dosyada bulunan kanıtlardan, davalı hakkında Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/16 Esas sayılı dosyası ile iftira suçundan cezalandırılması amacıyla kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.