(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1988 E. , 2010/6076 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 237 ada 39, 235 ada 18, 217 ada 11, 12, 31 ve 252 ada 67 parsel sayılı 702.28, 5525.55, 5988.21, 6240…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1988 E. , 2010/6076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 237 ada 39, 235 ada 18, 217 ada 11, 12, 31 ve 252 ada 67 parsel sayılı 702.28, 5525.55, 5988.21, 6240.17, 2466.73 ve 2639.04 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 237 ada 39, 235 ada 18 sayılı parsel ... oğlu ..., 217 ada 11, 252 ada 67 sayılı parsel ... oğlu ..., 217 ada 12 sayılı parsel ... oğlu ..., 217 ada 31 sayılı parsel ... oğlu ... adına tespit edilmiş, tespitleri kesinleşerek adlarına tescil edilmişlerdir. Davacı ..., taşınmazların murisi Gülsüm'den intikal ettiğini, tapuda kayıtlı bulunduklarını ve kadastro tespitinin taksime göre yapıldığını; ancak, herhangi bir taksim bulunmadığından taşınmazların Gülsüm mirasçıları adlarına miras payları oranında tescillerini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacının davasını kanıtlayabilmesi için keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu, keşfe ilişkin kesin süre ihtaratlı keşif ara kararının gereklerini süresinde yerine getirmediğinden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Kadastro tespitinde çekişmeli 252 ada 67, 217 ada 11, 12, 31 sayılı parseller muris Gülsüm adına tapu kayıtları uygulanarak ölümü ile mirasçılarına intikal ve taksime göre, 235 ada 18 ve 237 ada 39 sayılı parseller ise tapu kaydı ve tapu malikleri ..., davacı ..., kardeşleri ... ve ... ve babası ... arasındaki taksime göre davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı taksimin yapılmadığı iddiası ile murisi Gülsüm'den gelen miras payına ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Davalılar ise taksimin yapıldığı ve taşınmazların kendilerine düştüğü savunmasına dayanmışlardır. Şu hale göre, tespite dayanak yapılan tapu kaydının nizalı taşınmaza ait olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık tapu maliki mirasçıları ve tapu malikleri arasında taksimin bulunup bulunmadığı hususundadır. Bu duruma göre tapu malikleri ve mirasçılar arasında paylaşma yapıldığının ve taşınmazın paylaşma sonunda kendilerine düştüğünün ispat yükümlülüğü davalı tarafa aittir. Bu nedenle mahkemece ara kararı ile belirlenen keşif avansının verilen süre içerisinde ispat ile yükümlü bulunmayan davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekçe gösterilerek davanın reddinde isabet bulunmamaktadır. Diğer taraftan Mahkemece mahallinde yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişilerin tespiti için yerel bilirkişi listesi istenerek dinlenecek yerel bilirkişiler tespit edilmeden keşif ara kararı verilmesi ve keşfe ilişkin kesin mehil ihtaratında yerel bilirkişilerin ne şekilde hazır edileceği hususunun yazılmaması da doğru değildir. O halde, davalılara savunmayla ilgili delillerini bildirmeleri için süre verilmeli; davalılar delil bildirdikleri davacı da karşı delil gösterdiği takdirde toplanıp incelenmesi, ondan sonra deliller bir arada takdir edilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, ispat ile yükümlü bulunmayan tarafa kesin süre verilmesi ve yerel bilirkişiler tespit edilmeden ve kesin süreye ilişkin ihtaratta keşifte yerel bilirkişilerin hazır bulunmaları için tebliğ ve ücret takdir edilmeden verilen keşif ara kararının yerine getirilmediğinden söz edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.