11. Hukuk Dairesi 2011/15440 E. , 2012/16649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2011 tarih ve 2010/796-2011/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten
**11. Hukuk Dairesi 2011/15440 E. , 2012/16649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/10/2011 tarih ve 2010/796-2011/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile Tadım Ltd. Şti. arasında imzalanan faktoring sözleşmesine teminat olarak anılan şirketten alınan açık bononun kaybolması nedeni ile ödeme yasağı konularak bononun kaybolduğunun tespitini ve iptalini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının bonoyu açık dahi olsa elinde bulundurmasına dayanak teşkil eden hak ile teminat ve kayıp olgularını ispat edememesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, davacı ... ile davadışı keşideci arasındaki hesap döküm çizelgesinde bakiyenin sıfır olduğu ayrıca davacı yanın senedin kaybolduğuna dair herhangi bir belge sunmaması nedeni ile kayıp olgusunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Zayi nedeni ile iptal davalarının dinlenebilmesi için gerekli koşullar TTK'nun 671/2. maddesinde belirtilmiş olup, mahkeme kararının gerekçesinde açıklandığı gibi iptali istenen senedin kaybolduğuna ilişkin emniyet soruşturması veya başkaca kaybı kanıtlar belge ibrazı gerekmemektedir. Öte yandan, iptal davası açabilmek için senedin temsil ettiği alacak üzerinde değil senet üzerinde ayni bir hakkın veya zilyetliğin mevcut olması gerekli ve yeterlidir. Somut olayda iptali istenen senedin davacı tarafın zilyetliğinde bulunduğu, senedin fotokopisinin dava dilekçesine eklendiği gibi hususiyetleri hakkında da malumat verildiği açıktır. Tüm bu nedenlerle, yerinde görülmeyen gerekçeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,19/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.