8. Hukuk Dairesi 2023/1321 E. , 2024/3704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1764 E., 2022/2001 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni nedeniyle ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/31 E., 2022/38 K. Taraflar arasındaki Genel Mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece
**8. Hukuk Dairesi 2023/1321 E. , 2024/3704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1764 E., 2022/2001 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni nedeniyle ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/31 E., 2022/38 K. Taraflar arasındaki Genel Mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni nedeniyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Konya ili Meram ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 40153 ada 41, 42 ve 42347 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri ve yüzölçümleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu taşınmaz bölümlerinin adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, taşınmazların taşlık ve kayalık olması nedeniyle ihyasının mümkün olmadığını, imar planı içerisinde kalan taşınmazların imar ve ihya yoluyla iktisap edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kadastro harici yerlerden olduğunu, bu tür yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle iktisabının da mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkili belediye yönünden husumet yokluğundan, aksi durumda ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının son 20-25 yıldır, 2000'li yıllardan sonra dava konusu taşınmazları tarımsal amaçla kullandığı, ilk imar planı onay tarihi olan 2006 yılından geriye doğru en az 20 yıl imar ve ihya ile çekişmesiz ve aralıksız ekonomik amaca uygun zilyetlik şartının sağlanmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hükmün, davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dosya içeriği ve toplanan delillere göre davacının 1975 doğumlu olduğu, eklemeli zilyetliğe dayanmadığı, dolayısıyla eski tarihli hava fotoğraflarında gözüken zilyetliğin lehine delil kabulüne imkan bulunmadığı, dava konusu taşınmazların 2006 yılında onaylanan imar planında ağaçlandırma alanı olarak onaylandığı, ancak sonrasında 2016 yılında yapılan imar planında tarım alanında kaldıkları, keşifte alınan mahalli bilirkişi beyanlarına göre davacının zilyetliğinin 2000 yılında başladığı, dolayısıyla imar planı onay tarihi ve dava tarihinden geriye doğru zilyetlik şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği ancak, dava konusu taşınmazların nitelik ve yüzölçüm hanesinin boş bırakılmasının doğru olmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni nedeniyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, çekişmeli 40153 ada 41 parsel sayılı taşınmaz arsa vasfıyla ve 11.793,85 metrekare yüzölçümlü olarak, 40153 ada 42 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla ve 20.342,74 metrekare yüzölçümlü olarak, 42347 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise tarla vasfıyla ve 15.503,27 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle; Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.