4. Hukuk Dairesi 2010/4579 E. , 2011/3974 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı ... (kendi adına asaleten oğlu Hasan'a velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş ve diğerleri aleyhine 19/01/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve ... İlaç San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından süresi içinde isten…
**4. Hukuk Dairesi 2010/4579 E. , 2011/3974 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacı ... (kendi adına asaleten oğlu Hasan'a velayeten) vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş ve diğerleri aleyhine 19/01/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve ... İlaç San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar ... ve ... İlaç Sanayi ve Ticaret AŞ vekili tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davalı sürücünün birinci derecede kusurlu olarak yol açtığı trafik kazası nedeniyle desteklerinin yaşamını yitirdiğini belirterek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar ise, kazaya davacılar desteğinin neden olduğunu, kusurları bulunmadığını, yetersiz sürücü belgesi ile motosiklet kullanan desteğin koruyucu başlık (kask) takmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi raporları uyarınca meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün %30, desteğinin %70 oranlarda kusurlu oldukları benimsenerek, ıslah dilekçesiyle artırılan maddi tazminat ve istemde bulunulan manevi tazminatın tümünün ödetilmesine karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 44. maddesi uyarınca zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu durum ve koşulların zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu ağırlaştırmış ise yargıç, tazminatın miktarını azaltabilir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; desteğinin künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve beyin zedelenmesi nedeniyle yaşamını yitirdiği, olay sırasında kask takmamış olduğu anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, desteğin koruyucu başlık takmadan motosiklet kullanması olgusunun, zararın artmasında etkili olan bölüşük kusur niteliğinde olduğu gözetilerek, Borçlar Yasası'nın 44. maddesi gereğince, belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarından uygun bir indirim yapılmamış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Yerel mahkemece benimsenen 21.07.2008 günlü destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunda, tazminat tutarları hesap günündeki verilere göre hesaplanmış ve yerel mahkemece de davacıların sigorta şirketinden 27.12.2006 gününde aldığı tazminat, herhangi bir güncelleştirme yapılmadan indirilerek zarar tutarları bulunmuştur. Sigorta şirketi tarafından verilen parayı tazminat hesabının yapıldığı günden önce alan davacılar, bu paranın tazminat hesabının yapıldığı güne kadar işleyen yasal faizi kadar kazanım sağlamış olacaklarından; zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, tazminat hesabının yapıldığı güne kadar geçen süreye ilişkin getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenerek, hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece, olay nedeniyle sigorta şirketi tarafından davacılara ödemenin yapıldığı 27.12.2006 günü ile destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun düzenlendiği 21.07.2008 günü arasında geçen sürede, sigorta şirketinden alınan paranın getirisinin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilip belirlenmesi ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile birlikte, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir. c)Davacılar, dava dilekçelerinde trafik kazasının meydana gelişinde desteklerinin kusuru bulunmadığını, davalı sürücünün birinci derecede kusurlu olduğunu iddia etmişlerdir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporundan, kazanın meydana gelişinde davacıların desteğinin %70 oranda kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacıların desteği kusursuz olmayıp bölüşük kusurlu olduğuna göre, belirlenen manevi tazminat tutarından matematiksel oranda olmamak üzere uygun bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, manevi tazminat istemlerinin tümünün kabul edilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b ve c) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.