Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’ın ... ...’nde 23/07/2013-11/06/2015 tarihlerinde başkanlık yaptığını, Kulübe nakit sağlamak amacıyla davalı ... ile anlaşma yaptığını, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik' in 8.Maddesinde " Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için; a) Alacağın vadesinde ödenmeyip
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ...-... ve ... sayılı dosyaları ile dava dışı...Ltd Şti hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin müvekkiline ait taşınmazda daha önceden kiracı olması nedeni ile davalı tarafından haciz işlemi için söz konusu taşınmaza gelindiğini, ancak dava dışı borçlunun daha önceden taşınmazdan taşınması ve müvekkilinin taşınmazı ...Ltd. Şti. isimli kişiye kiralaması nedeni ile icra dairesince ... Tic. Ltd. Şti. 'ne ait menkul malların haczedildiğini, müvekkilinin, dosyada borçlu olmamasına rağmen yeni kiracısının mağdur olmaması için alacaklı vekilleri ile görüşmeye gittiğinde, alacaklı vekilleri tarafından, müvekkiline tarihsiz bir protokol ve ekinde ödeme tablosu ile bir adet elle yazılı bono imzalatıldığını, müvekkilinin icra dosyalarında borçlu olmadığı halde, hazırlanan protokol ile dosyaya kefil yapıldığını ve kendisinden 02/12/2019 tanzim ve 02/12/2019 vade tarihli 78.000,00-TL bedelli bono alındığını, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren Borçlar Kanunu Kefalet sözleşmesini 581. maddesinde "Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlandığını, borçlunun vadesinde borcunu ödemesinin kefilin borç ödeme yükümlülüğünün ortadan kalkacağını, kefalet sözleşmesi ile kefil alacaklıya karşı borç doğuran bir taahhüt altına girdiğini, kefillik sözleşmesi alacaklı ile borçlu arasında yapıldığını, eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceğini, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğunu, yapılan protokol ile müvekkilinin dosya borcuna kefil yapılırken, müvekkilinin eşinin rızası alınmadığı gibi, yapılan işleme kefil Saim'in eşinin rızası ve onayının da olmadığını, davalı ile müvekkillerinden Saim arasında herhangi bir ticari ilişki, para alışverisi veya mal ve hizmet alış verişi bulunmadığını, TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani netice-i talep esas alınarak belirlendiğini, netice-i talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olmasının dava şartı olduğunu, menfi tespit davalarının bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, menfi tespit davalarında, bir miktar alacağın tahsili talebinin olmadığını, yani, ticari dava niteliğindeki menfi tespit davalarının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğunun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin 02/12/2019 tanzim ve 02/12/2019 vade tarihli 78.000,00TL bedelli bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, yapılacak takibin tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.