10. Hukuk Dairesi 2024/14382 E. , 2025/4358 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının,
**10. Hukuk Dairesi 2024/14382 E. , 2025/4358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, uzun yıllar boyunca gemilerde aşçıbaşı olarak çalıştığını, fakat henüz emekli olmadan baş gösteren sağlık problemleri nedeniyle çalışmayı bırakmak zorunda kaldığını, sol altı yıldır da gerek yaşından gerekse de yaşadığı sağlık problemlerinden dolayı çalışabilecek durumda olmadığından ... de huzurevinde yaşamını idame ettirdiğini, gemilerde çalıştığı uzun yıllar sonunda vücudunda oluşan çeşitli hastalıklar nedeniyle çalışamayacak duruma geldiğini, yargılama esnasında alınacak sağlık kurulu raporu ve dosyaya delil olarak sunacakları önceden alınmış diğer raporlardan da görüleceği üzere birçok hastalıkla baş etmeye çalıştığını, iki kez kalp krizi geçirdiğini, ayrıca şeker ve tansiyon hastası olduğunu, kollarında ve el bileklerinde var olan karpal tünel sendromu nedeniyle üç kez ameliyat olduğunu, gemilerde çalıştığı dönemlerde körlük yaşadığını, bacağında romatizma mevcut olduğunu, tüm bu hastalıkları nedeniyle çalışamadığını, 400 TL yaşlılık aylığından başka hiçbir geliri olmadığını ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile davacının maluliyet oranının tespitine ve tarafına maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2019 tarih ve 2017/496 - 2019/34 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2021 tarih ve 2019/1248 - 2021/90 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile ... Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu hüküm kurulduğu, yargılama safhasında yürürlüğe giren 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan rapor alınıp (maluliyetin varlığına dair tespit yapıldığı takdirde, daha sonraki bir tarih belirtilmediği sürece, maluliyet başlangıcının yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2024 tarih ve 2022/164 - 2024/326 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının fiziksel ve psikolojik bir çok rahatsızlığı bulunduğunu, kendi yaşamını kendisi idame ettiremeyen, bakımını kendi yapamadığı için huzurevinde yaşamını sürdüren, ATK muayenesine dahi huzurevinin hasta bakıcısı ve huzurevinin aracı ile giden, muayene bekleme sırasında düşüp bayılan ve sağlık personelinin müdahalesi sayesinde muayene olabilen bir kişinin malul sayılamayacağının kabulünün mümkün olmadığını belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile maluliyet oranının tespitine ve maluliyet aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz yoluna başvurma harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.