11. Hukuk Dairesi 2010/9323 E. , 2010/9572 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 gün ve 2007/132 - 2009/148 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.03.2010 gün ve 2009/10634 - 2010/2902 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor d…
**11. Hukuk Dairesi 2010/9323 E. , 2010/9572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 gün ve 2007/132 - 2009/148 sayılı kararı bozan Daire’nin 16.03.2010 gün ve 2009/10634 - 2010/2902 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin geometri öğretmeni olduğunu, 2000-2003 yıllarında davalılarla bağlantılı bulunan bir dershanede çalışmakta iken hazırladığı geometri sorularının davacıdan habersiz olarak Türkiye genelinde yaygın olarak dağıtılan davalılara ait Final Dergisi’nde ve bu dergiye ek olarak verilen kitaplarda yayımlandığını, hatta geometri sorusu bulunmayan dergilerde bile müvekkilinin adına yazarlar arasında yer verildiğini, amacın davacının alanındaki ününden yararlanarak satışların artırılması olduğunu, bu şekilde yayımlanan dergi sayısının 108, kitap sayısının ise 10 adeti bulduğunu, bu durumun davacının maddi ve manevi haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, BK’nun 49, FSEK’nun 67 ve 68. madde-leri uyarınca toplam 128.450 TL maddi-manevi tazminatın avans faiziyle tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat isteminin 69.638 TL daha artırılmasını istemiştir. Davalılar vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, istemlerin zamanaşımına uğradığı gibi müvekkillerinden ...’e husumet düşmeyeceğini, esas bakımından da haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalıların yetki ve zamanaşımına ilişkin itirazlarının reddiyle, davacının maddi ve manevi haklarının davalı şirket tarafından ihlal edildiği gerekçesiyle anılan davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davacının isminin kullanılmasına rağmen sorularının bulunmadığı dergiler bakımından BK’nun 49. maddesi uyarınca 10.000 TL manevi tazminat ile FSEK’nun 14, 22, 23 ve 68. maddeleri uyarınca beher dergi başına 200 TL manevi tazminat ile yine beher dergi için bilirkişi heyetince hesaplanan toplam 54.202 TL, kitaplar için ise toplam 24.918 TL maddi tazminatın davalı şirketten faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkındaki dava ile fazla istemin reddine karar verilmiş; kararın davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.3.2010 tarihli ilamıyla, özetle, davalıların sair temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hesabına esas alınan ve dava konusu dergi ve kitapların dağıtıldığı dershane şube sayısı ile ilgili davalı savunmasının yeterince araştırılmaması, BK’nun 49. maddesine göre hükmedilen manevi tazminata yönelik zamanaşımı savunmasının reddine ilişkin gerekçenin eksik ve yanlış nitelemeye dayalı olması ve bu kalem bakımından hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek bulunması nedenleriyle yerel mahkeme kararının davalı şirket yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez, her iki taraf vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı şirketin tüzel kişi olması nedeniyle BK’nun 60/2. maddesinin anılan davalı hakkında uygulama yeri bulunmadığı gibi her iki davalı da eser sahibi olmadıklarından dava tarihinde yürürlükte olan 5846 sayılı FSEK’nun 71/3. maddesi hükmünde belirtilen suçun faili olmalarının mümkün bulunmaması nedeniyle somut uyuşmazlıkta BK’nun 49. maddesi ile TMK’nun 24. maddesine dayalı manevi tazminat istemi yönünden ceza (uzatılmış) dava zamanaşımı süresinin uygulanmasının mümkün bulunmamasına göre, her iki taraf vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.