Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2448 E. , 2024/4700 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2448 Karar No : 2024/4700 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Beled
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2448 E. , 2024/4700 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2448 Karar No : 2024/4700 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesine istinaden tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde "istatistikçi" olarak görev yapan davacının, 2020 yılı için hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece, her ne kadar kurumda istatistikçi istihdam edilebilecek bir birim, müdürlük ve çalışma alanı bulunmadığından bahisle sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği ileri sürülmüş ise de, davalı idare tarafından, davacının istihdam edildiği kadronun iptal edilmemiş olduğu, davacının kadrosuna ihtiyaç duyulmadığının açık bir biçimde ortaya konulamadığı, bu nedenle de davacının hizmet sözleşmesinin uzatılmamasının haklı bir nedene dayanmadığı, ayrıca belediyenin borç yükü altında bulunması tek başına sözleşmenin yenilenmemesine haklı gerekçe olamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözleşmenin bitim tarihinde takdir hakkını kullanılarak davacının sözleşmesinin yenilenmediği, sözleşmenin yenilenmemesi yönündeki kararın en temel nedeninin belediyenin içinde bulunduğu mali kriz ve aşırı borç yükü olduğu, davacının uzmanlık alanı olan ziraat mühendisliği ile ilgili faaliyet gösterebileceği bir birim, çalışma alanı, faaliyet konusu mevcut olmadığı, tam zamanlı istatikçi istihdamına gerek bulunmadığı, alanı dışında çalıştırılmasının mevzuata aykırı olduğu, sözleşmesi sonra erdilen personel yerine yeni personel alınmadığı, Belediye Meclisinde yeterli çoğunluk bulunmadığından kadronun iptal edilemediği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, 20/04/2018 tarihinde, 5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde istatistikçi olarak davalı idare bünyesinde göreve başladığı, 01/01/2019 tarihinde sözleşmesinin 31/12/2019 tarihine kadar yenilendiği, davalı idare bünyesinde faaliyet gösterebileceği çalışma alanının olmadığı ve davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç bulunmadığından bahisle, davacının hizmet sözleşmesinin tek taraflı olarak ... tarih ve E... sayılı işlemle feshedildiği, sözleşmenin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:...sayılı kararıyla anılan işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf talebi, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla reddedildiği, anılan karara karşı temyiz talebinde bulunulması üzerine ise, Danıştay Onikinci Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2021/2094, K:2021/3326 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; sözleşmenin feshine ilişkin yargı süreci devam ederken iş bu davaya konu ... tarih ve E... sayılı işlem ile de, kurumda istatistikçi istihdam edilebilecek bir birim, müdürlük ve çalışma alanı bulunmadığından ve ayrıca belediyenin borç yükü altında olduğu da belirtilerek davacının 2020 yılı için hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinde; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." ve "...Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasında; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" hükmü yer almaktadır. 06/06/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş, 7. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; "Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi,.... hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." ve "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; "Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Sözleşme süresi sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu gibi, haklı nedenlerin bulunması durumunda sözleşmeli personelin sözleşme süresi dolmadan sözleşmelerinin feshedilebilmesi mümkün ise de; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum sebebiyle yenilememenin veya feshin haklı sebeplere dayanması gerekmekte olup, bu sebeplerin davalı idare tarafından yargı denetimine imkan verecek şekilde somut olarak ortaya konulması gerekmektedir. İdarelerin sözleşmeli personel istihdamı konusunda takdir yetkileri bulunmakta ise de, bu yetkinin sınırsız, soyut ve mutlak nitelikte olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği tabiidir. Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığına ilişkin somut bilgi ve belge sunulmamış olduğu görülmekte ise de, Mahkeme tarafından; dava konusu işlem tesis edildikten sonra davacının, yerine başka bir personelin istihdam edilip edilmediği, iş performansının yeterli olup olmadığı, çalıştığı birimdeki kadro durumu ve davalı idarenin davacının istihdam edildiği pozisyonla ilgili değişiklik yapıp yapmadığı araştırılmaksızın, bu hususlarla ilgili yeterli bilgi elde edilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Mahkeme tarafından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesinden sonra yerine başka bir personelin istihdam edilip edilmediği, iş performansının yeterli olup olmadığı, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı, çalıştığı birimdeki kadro durumu ve davalı idarenin davacının istihdam edildiği pozisyonla ilgili değişiklik yapıp yapmadığı hususları araştırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden; ... İli, ... Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin 3. fıkrasına istinaden 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında tam zamanlı sözleşmeli personel statüsünde istatistikçi olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin 2020 yılı için yenilenmemesine ilişkin ... Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... işleminin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen; ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, bu arada daha önce davalı idarenin... tarih ve E... sayılı işlemiyle davacının sözleşmesinin feshedilmesi üzerine bu işleme karşı aynı mahkemenin E:... esasında açılan davada verilen iptal kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2021/2094, K:2021/3326 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, yargı kararının uygulanması amacıyla davacı ile 2020 yılı için sözleşme imzalandığı ve davacının sözleşmeli statüde çalışmaya devam ettiği, bilahare 26/01/2023 tarih ve 32085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 7433 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 663 sayılı Kanun Hükmünde kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi uyarınca, 2023 yılı itibarıyla 657 sayılı kanunun 4/A maddesi kapsamında kadrolu memur statüsüne geçtiği anlaşılmaktadır. 7433 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 48. maddesinin (b) bendinde; il özel idaresi, belediye veya bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinde 5393 sayılı Kanunun 49 ncu maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde 28/11/2022 tarihi itibarıyla çalışmakta olanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte sözleşmesi devam eden ve 48 nci maddede belirtilen genel şartları taşıyanlardan bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yazılı olarak başvuranlar, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmalarına esas alınan memur kadrolarına, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde kurumlarınca atanırlar” hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir. Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk ise de; iptal edilen işlemle eğer subjektif kazanımlar söz konusu ise, bu subjektif etki ve sonuçların korunması da yukarıda değinildiği üzere hukuki güvenlik ve idari istikar ilkelerinin bir sonucudur. Uyuşmazlık konusu olayda ise, davacının 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin yargı kararıyla iptali sonucunda, idarece anılan yargı kararı üzerine davacı ile 2020 yılı için idarece sözleşme imzalandığı ve 2023 yılına kadar davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B kapsamında çalışmaya devam ettiği açık olup, sözleşme yenilenmek suretiyle çalışmaya devamı sağlanmış ve 2023 yılında çıkarılan 7433 sayılı Kanun ile getirilen imkandan yararlanarak 4/B statüsünden 4/A statüsüne atanmak suretiyle, bu statü gereği kişisel kazanım elde etmiştir. Bu itibarla, davanın reddedilmesi halinde davacının, yargı kararının uygulanması kapsamında elde ettiği yeni hukuki statüyü ve sübjektif kazanımı ortadan kaldıracak şekilde bir sonuç doğuracağı, başka bir ifadeyle 4/B statüsünden 4/A statüsüne geçme şartı olan; 28/11/2022 tarihi itibarıyla sözleşmeli olarak çalışıyor olmak ve sözkonusu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla sözleşmesi devam ediyor olmak şartını ortadan kaldıracağı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim yargı kararı üzerine yeni bir hukuki statü elde etmek suretiyle kişisel ve subjektif kazanımların elde edilmesi ile ilgili olarak, İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2018/1077, E:2016/2630, E:2016/3268, E:2016/3513, E:2016/3602 Esas sayılarına kayıtlı dosyalarda verilen kararlar da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.