12. Ceza Dairesi 2020/9101 E. , 2024/358 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/330 E., 2016/184 K. ÖLEN : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci madd
**12. Ceza Dairesi 2020/9101 E. , 2024/358 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/330 E., 2016/184 K. ÖLEN : ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli 2015/330 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.10.2020 tarihli ve 2016/117523 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteminin kusur raporuna itiraz edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 23.09.2014 günü 11:25 sıralarında sürücü ...’ün sevk ve idaresinde bulunan 54 HP 401 plaka sayılı kamyonetiyle, Akgenç Petrol‘den Kuzuluk istikametine dönüş yapmak istediği esnada aracının sol ön köşe kısımlarıyla, Akyazı istikametinden gelip Kuzuluk istikametine seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki 54 HL 168 plaka sayılı traktörün sağ ön köşe kısımlarıyla çarpışması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. 2. Sürücü ... sevk ve idaresindeki 54 HP 401 plakalı doblo marka kamyonet ile Kuzuluk İstanbul caddesi üzerinde bulunan Ak Genç petrol istasyonuna ait Kuzuluk istikametine çıkış yapacak olan ... trafiği için çıkış kavşağı bulunduğu, kavşağı kullanmadan, petrol istasyonuna Akyazı istikametinden giriş yapacak olan ... trafiği için bulunan giriş kavşağı istikametine seyrederek giriş kavşağına geldiğinde, havanın açık zeminin kuru ve asfalt olduğu, kavşaktan çıkış yapacak ... sürücüleri için her iki yönde de trafiğe görüşün açık olduğu yerde, petrol istasyonuna ait kavşaktan Akyazı istikametine doğru ana yola çıkış yapacak olan ... sürücüleri için kavşağın sol tarafında DUR trafik işaret levhası bulunduğu yere, kavşağa geldiğinde durararak diğer ... geçişlerini beklediği, daha sonra kavşaktan geçerken sanığın yönetimindeki kamyonetle ölen ...'un geçişini tamamlamasını beklemeyerek çarpışması sonucu traktörün arkasındaki römorkun boş olması nedeniyle dengesini kaybederek petrol ofisindeki reklam panolara çarpmak suretiyle ağır yaralanan ... 21 gün sonra vefat ettiği anlaşılmıştır. 3. Kaza tespit tutanağına göre, bu kazanın oluşumunda 54 HP 401 plakalı ... sürücü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "trafik zabıtası veya ışıklı trafik işaret cihazları veya trafik işaret levhası bulunmayan kavşaklarda bir iz veya mülkten çıkan sürücülerin karayolundan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermemesi" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu belirlenmiştir. 4. Mahkemece keşif üzerine alınan 14.12.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, kazada; a-54 HP 401 plakalı kamyonet sürücüsü ...'ün 2918 sayılı Kanunun 46 ıncı maddesinin (b) bendi uyarınca "b) Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek", 47 nci maddesinin (c) bendi uyarınca "c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara", 57 nci maddesinin (a) bendi uyarınca "a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar", ilgili Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109 uncu maddesinde kavşaklarda geçiş kurallarını ve 137 nci maddelerinde araçların manevralarına ilişkin kuralları ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, b- 54 HL 168 plakalı traktör sürücüsü ...'un Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101. İnci maddesinin (a), (b) bentleri uyarınca "hız sınırlarına uyma ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama" kuralını ihlal ettiğinden kazada tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. 5. Yapılan otopsi ve ölü muayane tutanağına göre, kronik kalp ve damar hastalığı bulunan kişinin ölüm sebebinin genel beden travmasına bağlı pelvis kemik kırıkları ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Olay günü saat 11:25 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde, Genç Petrol isimli iş yerinden çıkış yaptığı esnada, dosya kapsamında kamera görüntülerinde çarpma anı görülmemekte ise de, kamyonetin kavşakta bekleyerek ana yol üzerinden düz ileri doğru seyretmekte olan diğer iki aracın geçişlerini tamamlanmasını beklediği, daha sonra Akyazı istikametinden gelip Kuzuluk istikametine seyretmekte olan traktörün geçişini beklemeyerek ana yola çıkış yaptığı esnada, Akyazı Kuzuluk istikametinde seyreden ...‘un kullandığı traktör ile çarpıştıkları, sanığın kendi beyanları ile traktör sürücüsü gelmeden geçeceğini düşünerek ilerlemesi üzerine traktör sürücünün frene basması ve boş olan römork nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen ölümlü trafik kazasında asli kusurlu olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması; aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin reddi ile hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanunun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. 4. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ile uygulama maddesi olan TCK'nın 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile sonuç ceza olan adli para cezasının günlük miktarının takdir edilmesinin dayanak maddesi olan 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 5. 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının günlüğü 20 TL'den adli para cezasına çevrilmesi sırasında sonuç cezanın 12.100 TL yerine hesap hatası yapılarak 12.000 TL olarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 6.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenle Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli 2015/330 Esas, 2016/184 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafından "failin güttüğü amaç ve saik"’ ibarelerinin çıkarılması ve hükmün 4, 5 ve 6 numaralı paragraflarının çıkarılarak yerine "Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 605 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.